Follow by Email

19 Ekim 2014 Pazar

Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz yazdı: TÜRKİYE’NİN KRİTİK DÖNEMECİ
Türk milleti bu coğrafyadaki bin yıllık tarihinde büyük mücadeleler verdi, önemli badireler atlattı. Haçlı seferlerine karşı yeni vatanını ve İslâm âlemini koruma, Moğol istilasının ardından gelen tavaif-i mülûk (beylikler) döneminin parçalanmış siyasî yapısı içinde vatanlaşma sürecini sürdürme, Fetret Devri akabinde yeniden birliğini sağlama mücadelesi başarılı oldu. Viyana bozgununa kadar Osmanlı devletinin Anadolu, Balkanlar ve Orta Doğu coğrafyasında inşa ettiği nizam dünyaya örnek oldu. 1774 Küçük Kaynarca antlaşmasından ve özellikle de 19. Yüzyıl başlarında Yunan ve Sırp isyanları ile başlayan parçalanma ve Anadolu’da toparlanma süreçleri ise acı tecrübeler yaşamasına neden oldu. Son yıllarda bölücü etnik terörün yol açtığı problemler önümüze yeni bir kritik dönemeç getirdi. Bu dönemeçte Türk Ocakları Genel Başkanlığı görevini üstlenen Prof. Dr. Mehmet Öz, konuyla ilgili değerlendirmelerini çeşitli vesilelerle dile getirdi. İçinde bu değerlendirmelerin yer aldığı bu kitap, günümüzde karşılaştığımız meselelerin tarihi ve milli boyutuyla doğru anlaşılmasına ışık tutacaktır. Fiyat: 12 TL (KDV Dahil) Ebat: 19.5 x 12 Sayfa: 162 ISBN : 978-975-7739-71-5 TÜRK YURDU YAYINLARI Sezenler Sokak Nu:4/12 Sıhhiye Ankara Telefon: 0 (312) 229 69 74 https: // www.turkyurdu.com.tr e-posta: turkyurdu@turkyurdu.com.tr

21 Mayıs 2014 Çarşamba

İSMİNİZİN ANLAMI ERKEK İSİMLERİ

A

Abbas (a): Keskin bakışlı, sert bakan, arslan, gazanfer.
Abbas Sayar (romancı)

Abdullah: Allah’ın kulu.
Abdullah Gül (cumhurbaşkanı)

Abdülali: Ali’nin kulu. Ali, Esma-i hüsnadan, yüceler yücesi.

Abdülalim: Alim’in kulu. Alim, Esma-i hüsnadan, gizli açık, geçmiş ve gelecek her şeyi ezeli ve ebedi ilmi ile çok iyi bilen.

Abdülazim: Azim’in kulu. Azim, Esma-i hüsnadan, büyüklükte benzersiz.

Abdülaziz: Aziz’in kulu. Aziz, Esma-i hüsnadan, mağlup edilemeyen,hep galip olan
Sultan Abdülaziz (Osmanlı Sultanı)

Abdülbaki: Baki’nin kulu. Baki, Esma-i hüsnadan, varlığı ebedi olan.
Abdülbaki Gölpınarlı (yazar)

Abdülbari: Bari’nin kulu. Bari, Esma-i hüsnadan, herşeyi kusursuz en güzel yaratan.

Abdülcebbar: Cebbar’ın kulu. Cebbar, Esma-i hüsnadan, dilediğini yapan ve dilediğini yaptırmaya gücü yeten, kuvvet ve kudret sahibi olan.

Abdülcelil: Celil’in kulu. Celil, Esma-i hüsnadan, celal ve azamet sahibi.

Abdülehad: Ehad’ın kulu. Ehad, yegane tek olan, varlığının evveli olmayan Rabbimiz.

Abdülfettah: Fettah’ın kulu. Fettah, Esma-i hüsnadan, her türlü sıkıntıları gideren zorlukları çözen ve kolaylaştıran.
Abdülfettah Akri (evliya)

Abdülgaffar: Gaffar’ın kulu. Gaffar, Esma-i hüsnadan, günahları affeden, affı pek çok olan.

Abdülgafur: Gafur’un kulu. Gafur, Esma-i hüsnadan, acıması, affı çok olan.
Abdülgafur Iştın (milletvekili)

Abdülgani: Gani’nin kulu. Gani, Esma-i hüsnadan, ihtiyaçsız, sonsuz zengin.
Abdülgani Nablusi (İslam alimi)

Abdülhadi: Hadi’nin kulu. Hadi, Esma-i hüsnadan, irşad eden, hidayet veren.

Abdülhak: Hakk’ın kulu. Hak, Esma-i hüsnadan, varlığı hiç değişmeyen, hakkı ortaya çıkaran.
Abdülhak Hamid Tarhan (şair)

Abdülhakim: Hakim’in kulu. Hakim, Esma-i hüsnadan, her şeyi hikmetle yaratan.
Abdülhakim Arvasi (tasavvuf alimi)

Abdülhalık: Halık’ın kulu. Halık, Esma-i hüsnadan, yaratan, yoktan var eden.
Abdülhalık Goncdevani (tasavvuf alimi)

Abdülhalim: Halim’in kulu. Halim, Esma-i hüsnadan, ceza vermekte ve intikam almakta, kudreti olduğu halde acele etmeyen, hilm sahibi.
Abdülhalim Efendi (mimar)

Abdülhamid: Hamid’in kulu. Hamid, Esma-i hüsnadan, her türlü hamd ve senaya layık olan, övülen.
Sultan Abdülhamid Han (Osmanlı Sultanı)

Abdülhay: Hayy’in kulu. Hay, Esma-i hüsnadan, Ezeli ve ebedi bir hayat ile diri.

Abdülkadir: Kadir’in kulu. Kadir, Esma-i hüsnadan, herşeye gücü yeten.
Abdülkadir Geylani (evliya)

Abdülkerim: Kerim’in kulu. Kerim, Esma-i hüsnadan, keremi bol, karşılıksız veren.
Abdülkerim Doğru (Sanayi Eski Bakanı)

Abdülkuddus: Kuddus’un kulu. Kuddus, Esma-i hüsnadan, her eksiklikten uzak.
Abdülkuddüs Bingöl (akademisyen)

Abdüllatif: Latif’in kulu. Latif, Esma-i hüsnadan, lütfeden, her şeye vakıf.
Abdüllatif Şener (eski bakan)

Abdülmacid: Macid’in kulu. Macid, Esma-i hüsnadan, keremi ihsanı bol.

Abdülmecid: Mecid’in kulu. Mecid, Esma-i hüsnadan, zatı şerefli ihsanı sonsuz.
Sultan Abdülmecid Han (Osmanlı Sultanı)

Abdülmelik: Melik’in kulu. Melik, Esma-i hüsnadan, hükümdar, kainatın sahibi.
Abdülmelik Fırat (eski milletvekili)

Abdülmennan: Mennan’ın kulu. Mennan, ihsanı bol olan Rabbimiz.

Abdülmuhyi: Muhyi’nin kulu. Muhyi, Esma-i hüsnadan, ihya eden, dirilten.

Abdülmü’min: Mü’min’in kulu. Mü’min, Esma-i hüsnadan, iman nurunu veren.

Abdülvahid: Vahid’in kulu. Vahid, Esma-i hüsnadan, tek ve eşsiz olan, zatında, sıfatlarında, işlerinde ortağı ve benzeri, dengi bulunmayan.

Abdülvasi: Vasi’nin kulu. Vasi, Esma-i hüsnadan, ilmi ile her şeyi ihata eden.

Abdülvehhab: Vehhab’ın kulu. Vehhab, Esma-i hüsnadan, karşılıksız nimet veren.

Abdünnafi: Nafi’nin kulu. Nafi, Esma-i hüsnadan, menfaat verici şeyler yaratan.

Abdünnasır: Nasır’ın kulu. Nasır, yardım eden, yardım edenlerin en hayırlısı olan Rabbimiz.
Cemal Abdunnasır (Mısır Eski Devlet Başkanı)

Abdürrahim: Rahim’in kulu. Rahim, Esma-i hüsnadan, ahirette sadece müminlere rahmet edecek olan.
Abdurrahim Karakoç (şair)

Abdurrahman: Rahman’ın kulu. Rahman, Esma-i hüsnadan, dünyada dost düşman, mümin kafir, fark gözetmeden her mahluka acıyan ve ihsan eden.
Abdurrahman Çapar (Televizyon yöneticisi)

Abdürrauf: Rauf’un kulu. Rauf, Esma-i hüsnadan, çok acıyan, şefkatli.
Abdürreşid: Reşid’in kulu. Reşid, Esma-i hüsnadan, irşada muhtaç olmayan.
Abdürreşid İbrahim (Tatar yazar)

Abdürrezzak: Rezzak’ın kulu. Razzak, Esma-i hüsnadan, her varlığın rızkını veren.

Abdüssamed: Samed’in kulu. hiçbir şeye ihtiyacı olmayan.
Abdüssamed (Mısırlı hafız)

Abdüsselam: Selam’ın kulu. Zevalsiz, kederlerden salim olan.
Abdüsselam Callud (Libya Eski Başbakanı)

Abidin (a): İbadet edenler, kulluk yapanlar.
İbni Abidin (fıkıh alimi)

Adnan (a): Üstün insan.
Adnan Menderes (Başbakan)

Affan (a): Çirkin şeylerden kaçınan, iffetli, namuslu.
Affan Tarlan (teknik yönetmen)

Agah (f): Bilgili, basiretli, haberdar, uyanık.
Agah Efendi (ilk Türk gazetecilerinden)

Ahi (a): Arkadaş, dost, cömert, yiğit.
Ahi Evran (Türk esnaf teşkilatının kurucusu-tasavvuf alimi)

Ahmet(a): Çok övülmüş, beğenilmiş.
Ahmet Arvasi (sosyolog-yazar)

Ahmer (a): Çok kırmızı, kıpkırmızı.

Alaeddin (a): Dinde yüce, şerefli, büyük olan.
Alaeddin Özdenören (şair-yazar)

Alemşah (f): Cihanın padişahı, alemin hükümdarı.

Alican (f): Cana yakın, kanı sıcak içtenlikli, candan.
Ekrem Alican (Yeni Türkiye Partisi Genel Başkanı)

Alişah (f): Padişahlığı büyük olan hükümdar.

Alişan (f): Şan ve şerefi yüce olan, namı yüksek.
Alişan Satılmış (yazar)

Alişir (f): Arslan Ali.
Alişir Nevai (büyük edip-Nakşibendi büyüğü-devlet adamı)

Alpaslan: Korkusuz, yiğit, güçlü, kuvvetli.
Alparslan Türkeş (Türk Milliyetçiliği’nin siyasi lideri ‘başbuğ’)

Alper: Cesur asker, yiğit asker.
Alper Aksoy (yazar)

Alperen: Hem din adamı hem komutan olan yiğit.
Alperen Menderes (Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı)

Altemur: Demirin korlaşmış kırmızı hali.
Altemur Kılıç (yazar)

Amil: İşleyici, iş ve hareket adamı.
Amil Çelebioğlu (türkoloji profesörü)

Amir (a): İmar eden, emreden, komutan.
Amir Ateş (mevlidhan)

Ammar (a): Mamur eden, bir yeri bakımlı hale getiren.
Ammar bin Yaser (sahabe)

Amr (a): Uzun müddet yaşamak, uzun ömürlü olmak.
Amr bin As (sahabe)

Arslan (a): Güçlülük sembolü yiğit, cesur.
Arslan Tekin (gazeteci)

Aşkın: Aşmış, ileri, üstün, çok ziyade, faik, seçkin.
Aşkın Tuna (yazar)

Ata: Baba, dede, yaşlı ve tercübeli, bilgili adam.
Mehmet Ata (yazar-Nurullah Ataç’ın babası)

Atacan: Babacan hoşgürülü.
Ata Atacanof (Kazak romancı)

Atahan: Han soyundan gelen.

Atakan: Ata kanından gelen.
Atakan Çelik (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

Atalay: Tanınmış, ünü yaygın.
Atalay Şahinoğlu (İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı)

Ataullah (a): Allahın hediyesi, bahşişi, ihsanı, lütfu.
Ataullah Arvas (gazeteci)

Attar (a): Güzel koku satan, miskçi.
Ferüddin Attar (tasavvuf alimi)

Avşar: Çevik, ava meraklı.
Avşar Timuçin (eleştirmen)

Ayhan: Işıklı hükümdar.
Ayhan Işık (sinema oyuncusu)

Aykan: Kanı parlak ve canlı.

Aykut: Armağan, mükafat, ödül.
Aykut Edibali (Millet Partisi Genel Başkanı)

Aytekin: Ay gibi tek ve biricik olan, çok değerli.
Aytekin Karakaya (sinema oyuncusu)

Aytuna: Parlak suları olan tuna.

Aytimur: Ay gibi parlak demir.

Ayvaz: Eskiden konaklarda ayak işlerini gören uşak, Köroğlu’nun arkadaşı)
Ayvaz Gökdemir (Devlet Eski Bakanı)

B

Babacan: Cana yakın, güvenilir, kalender, olgun, anlayışlı.

Baha (a): Değer, kıymet, fiyat, güzellik, zariflik, üstünlük.
Baha Akşit (eski milletvekili)

Bahadır (f): Yiğit, cesur, kahraman, çengaver, dilaver.

Bahattin (a): Dinin değerlisi, üstünü, kıymetlisi.
Bahattin Karakoç (şair)

Behaullah (a): Allah katında değerli ve kıymetli olan.

Bala: Çocuk, yavru, küçük.

Baran (f): Yağmur. Baran Dural (akademisyen-yazar)

Barbaros: Kırmızı sakallı.
Barbaros Hayrettin Paşa

Barış: Sulh, kırgınlıkların uzlaşması.
Barış Manço (Türk Pop Müziği Sanatçısı)

Battal (a): Kahraman, cesur, çok büyük.
Battal Gazi (Anadolu fatihlerinden)

Batu: Güçlü, kudretli.
Batuhan Yaşar (televizyon muhabiri)

Bayhan: Zengin han.

Bayram: Sevinç ve eğlence günü.
Bayram Bilge Tokel (şair)

Bedir (a): Dolunay, ayın on dördü. Ayın ondördü gibi güzel.
Bedir Acar (yazar)

Bedirhan: Padişahın en iyisi, en güzel ve sevimlisi.

Bedreddin (a): Dinin sevimli zatı.
Bedrettin Dalan (İstanbul Eski Belediye Başkanı)

Behçet (a): Sevinçli, güler yüzlü, şirin.
Behçet Uz (Behçet hastalığını bulan Türk hekimi)

Behlül (a): Çok gülen, hayır sahibi, cömert.
Behlül Dal (sinema-yapımcı)

Behnan (f): İyi huylu, güler yüzlü, güleç, herkesçe sevilen.
Enver Behnan Şapolyo (yazar)

Behram (f): Merih yıldızı.
Ataol Behramoğlu (şair)

Behzat (f): Soyu güzel, doğuştan asil.
Behzat Ay (şair)

Bekir (a): Herşeyin evveli, ilk çocuk. Genç, taze.
Bekir Sıtkı Çobanzade (yazar)

Bektaş: Akran, eş, benzer.
Berkan: Şakıma, parıldama.

Berkem: Tahkim edilmiş [sağlamlaştırılmış] kale.
Özer Berkem (TGRT Eski Genel Müdürü)

Berkin: Güçlü, sağlam. Berkin Elvan

Bertan (f): Şafak yemişi.
Bertan Onaran (yazar-çevirmen)

Beyhan: Padişahların beyi, hükümdarların üstünü.

Beşer (a): İnsan.

Beşir (a): Müjdeleyen, iyi haber getiren.
Beşir Ayvazoğlu (yazar)

Bican (f): Cansız, ruhsuz, fedai.
Ahmet Bican Ercilasun (Türkiyat profesörü)

Bilal (a): Su, ıslaklık, ıslatan.
Bilal Arıoğlu (tv programcısı-yazar)

Bilgehan: Derin bilgi sahibi hakan.
Ahmet Bilgehan Arıkan (tasarımcı)

Bişr (a): Güler yüzlü.
Bişr-i Hafi (evliya)

Buğra: Yiğit, aslan.

Burak: Peygamber Efendimiz’in Miraç’ta bindiği at.
Burak Kut (şarkıcı)

Burhan (a): Delil, sağlam delil, hakkı batıldan, doğruyu eğriden ayıran.
Burhan Özfatura (İzmir Büyükşehir Eski Belediye Başkanı)

Burhaneddin (a): Dinin delili, hak yolu gösteren kimse.
Burhanettin Bigalı (Emekli General)

Bülent (f): Yüksek, yüce, uzun.
Bülent Ecevit (DSP Genel Başkanı-Başbakan)

Bünyamin: Hz. Yusufun öz kardeşi.
Bünyamin Ayaşi (evliya)

C

Cebbar: Kahredici, galip.

Cafer (a): Çay, dere, küçük akarsu.
Cafer Tayyar Sadıklar (Merkez Bankası Eski Başkanı)

Cabir (a): Cebreden, galip gelen, sağlam olan.
Cabir (cebiri bulan matematik bilgini)

Can (f): Ruh. Aziz, sevgili. Gönül. Hayat. Kuvvet, kudret.
Can Ataklı (gazeteci)

Candar (f): Silahlı asker.

Caner: Can dostu.

Canip (a): Yan, taraf, yön.
Ali Canip Yöntem (yazar)

Carullah (a): Allaha yakın olan, Allah dostu.
Musa Carullah (Tatar düşünürü)

Celal (a): Azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
Celal Esat Arseven (sanat tarihi profesörü)

Celaleddin (a): Dinin azametlisi, ulusu, büyüğü.
Celaleddin Harzemşah (Türk Sultanı)

Çelebi: Efendi, görgülü ve ince insan.
Asaf Halet Çelebi (şair)

Cem (f): Hükümdar, şah.
Cem Sökmen (yazar)

Cemal (a): Yüz güzelliği. Çirkinliği gideren, vakar sahibi olan.
Cemal Anadol (yazar)

Cemaleddin (a): Dinin güzeli, dinin cemali.
Cemalettin Cem Ertürk (gazeteci)

Cemali (a): Yüzü güzel olan, güzellik sahibi.

Cenap (a): Büyük, şerefli
Cenap Şehabettin (şair-yazar)

Cerrah (a): Yaralayan, ameliyat yapan, operatör doktor.

Cevat (a): Çok cömert, eli açık, çok çok ihsan eden.
Cevat Babuna (Tıp profesörü)

Cevdet (a): Güzel, kusursuz, cömert, büyük, olgun.
Cevdet Söztutan (yazar)

Cevheri (a): Cevher sahibi.
Cevheri (Divan Edebiyatı şairi)

Cezmi (a): Azimli, kararlı.
Cezmi Ersöz (yazar)

Cezzar (a): Kasap, can yakıcı, zalim, gaddar.
Engin Cezzar (tiyatro-sanatçı)

Cihat (a): Din uğrunda düşmanla savaşan.
Cihat Özönder (akademisyen)

Cihandar (f): Cihana hakim olan hükümdar.

Cihangir (f): Cihanın büyük bir bölümünü ele geçiren.
Cihangir Gaffari (sinema-oyuncu)

Civan (f): Genç, taze, delikanlı.
Celil Civan (yazar-eleştirmen)

Cihanşah (f): Dünyanın padişahı, cihanın hükümdarı.

Cumhur (a): Halk topluluğu.
Cumhur Ersümer (bakan)

Cübeyr (a): Küçük kahraman, küçük yiğit.

Cüneyt (a): Küçük asker, askercik.
Cüneyt Arkın (sinema oyuncusu)

D

Dahi (a): Üstün zekalı, son derece zeki, anlayışlı.

Dai (a): Dua eden, duacı, davet eden, hak dine çağıran.
Davud-u Tai (evliya)

Dana (f): Çok bilen, bilgili.
Behlül Dana (evliya)

Daniş (f): Bilgi, bilme, biliş, ilim.
Daniş Tunalıgil (şehit büyükelçi)

Danişmend (f): Bilgili, alim.
İsmail Hami Danişmend (yazar)

Daver (f): Doğru ve insaflı olan, adil hükümdar.
Abidin Daver (gazeteci)

Derviş (f): Allah için alçak gönüllüğü kabul eden.
Derviş Eroğlu (KKTC Cmhurbaşkanı)

Dilhan (f): İçten, gönülden söyleyen.
Dilhan Atasagun (Süleyman Demirel’in yeğeni)

Dilaver (f): Yiğit, yürekli, erkek.
Dilaver Cebeci (şair)

Doğan: Atılgan ve yiğit.
Doğan Avcıoğlu (Yön dergisi yönetmeni-yazar)

Durmuş: Son olması istenilen çocuklara verilen ad.
Durmuş Hocaoğlu (düşünür-yazar)

Dülger: Kapılanların kaba ağaç ve tahta işlerini yapan kimse, marangoz.

E

Ecehan: Hanların başı, hükümdarların reisi.

Ecmel (a): En güzel, en yakışıklı.
Ecmel Kutay (Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı)

Ecvet (a): En cömert, varını yoğunu dağıtan. En iyi olan.
Ecvet Güresin (gazeteci)

Edhem (a): Kara donlu ve yağız at.
Ethem Ruhi Fığlalı (rektör)

Efe: Batı anadolu yiğidi, kahraman, zeybeklere denir.
Efe Özal (işadamı)

Efendi: Terbiyeli, kibar, anlayışlı.

Efken (f): Atıcı, yıkıcı.
Efkan Efekan (sinema-oyuncu)

Eflah (a): Tamamıyle kurtulan, en çok talihe kavuşan.

Eflatun (a): Açık mor. Leylak ile erguvan arası bir renk.
Eflatun Cem Güney (yazar)

Egemen: Hakim.
Egemen Berköz (şair)

Ekmel (a): En olgun, en kamil, kusursuz, mükemmel.
Ekmeleddin İhsanoğlu (akademisyen)

Ekrem (a): Çok cömert, çok eli açık, iyiliksever, keremi lütfu çok olan, şeref sahibi.
Ekrem Hakkı Ayverdi (yazar-mimar)

Elvan (a): Renkli, renk renk.

Emced (a): Çok şerefli, pek onurlu ve haysiyet sahibi.

Emir (a): Bir kavmin, şehrin başı, reisi.
Emir Şekip Arslan (yazar-kanaat önderi)

Emre: Aşık, dost, büyük erkek kardeş. Beylerbeyi.
Emre Bölezoğlu (futbolcu)

Enbiya (a): Nebi.

Enes (a): İnsan.
Enes Reyhan (fotoğraf sanatçısı)

Engin: Çok geniş, uçsuz bucaksız, açık deniz, umman.

Enver (a): Çok nurlu, çok ışıklı, çok parlak, en güzel.
Enver Paşa (Osmanlı Harbiye Nazırı)

Ercan: Er canlı, korkusuz, yiğit.
Ercan Turgut (şarkıcı)

Ercümend (f): Muhterem, şerefli, itibarlı, haysiyetli.
Ercüment Ekrem Talu (gazeteci)

Erdal: Erken yeşeren dal, bir ağacın en kalın dalı.
Erdal İnönü (SHP Eski Genel Başkanı)

Erdem: Fazilet. İyilik etmede, kötülükten çekinmede kararlı.
Erdem Beyazıt (şair)

Erdoğan: Doğuştan yiğit.
Erdoğan Demirören (işadamı)

Ergun: Sert başlı, oynak ve hızlı giden at, terbiye görmemiş kısrak.
Ergun Göze (köşe yazarı)

Erhan: Yiğit hakan, kahraman hükümdar.
Erhan Erken (işadamı)

Erkam (a): Rakamlar, isimler.
Erkam (sahabe)

Erkan (a): Esaslar, direkler, reisler.
Erkan Ocaklı (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

Erkin: Bağımsız hareket eden.
Erkin Koray (pop müziği –sanatçı)

Erman: Arzusu, isteği olan.
Erman Toroğlu (spor yorumcusu)

Erol: Sözünde duran er.
Erol Özbilgen (yazar)

Ersin: İsteğine kavuşsun, muradına ersin.
Ersin Nazif Gürdoğan (akademisyen-yazar)

Ertan: Erken, gün doğma zamanı.
Ertan Yürek (milletvekili)

Ertuğrul: Temiz, yürekli, doğru insan.
Ertuğrul Gazi (Osman Gazi’nin babası)

Erva (a): Çok güzel, son derece cesur ve yiğit.

Esat (a): Çok uğurlu ve mutlu.
Esat Coşan (ilahiyat profesörü)

Esed (a): Arslan, gazanfer, cesur, kahraman.

Esved (a): Siyah, esmer.

Etem (a): Kusursuz, noksansız.

Evliya (a): Keramet sahibi, ermiş.
Evliya Parlak (milletvekili)

Evran: Baht, büyük yılan. Ölçülü, endamlı, yakışıklı.
Ahi Evran (evliya-esnaf piri)

Ezrak (a): Mavi, gök renkli. Su gibi saf ve temiz olan.

Eşfak (a): En çok şefkatli olan.
Kamil Eşfak Berki (şair)

Eşref (a): En çok şerefli, itibarı en çok yüksek olan.
Eşref Kolçak (sinema-oyuncu)


F

Fahreddin (a): Dinin büyüğü, dinde övülmeye layık.
Fahrettin Kırzıoğlu (akademisyen)

Falih (a): İsteğine kavuşan, başaran. Çiftçi.
Falih Rıfkı Atay (yazar)

Faris (a): Yiğit, mert, binici, at yetiştiricisi.

Faruk: Hakkı batıldan ayıran.
Faruk Kenç (sinema yönetmeni)

Fasih (a): Güzel, düzgün ve açık konuşan, iyi söz söyleme kabiliyetinde olan.

Fatih (a): Fetheden, zapteden, aşan.
Fatih Sultan Mehmet (Osmanlı Sultanı)

Fatin (a): Zeki, anlayışlı.
Fatin Rüştü Zorlu (eski bakan)

Faysal (a): Kesin hüküm ve karar sahibi. Keskin kılıç.
Faysal (Suudi Arabistan Eski Kralı)

Fazlı (a): İyilik, fazilet, erdem, lütuf.
İhsan Fazlıoğlu (akademisyen)

Fazlullah (a): Allahü tealanın lütfu, fazlı. Üstün ve değerli

Feda (a): Kurban olma, gözden çıkarma.

Fedai (a): Canını esirgemiyen, can vermeye hazır.
Kemal Fedai Coşkuner (yazar-yayıncı)

Feramuz: Şanlı, şerefli, ün kazanmış.

Feramuş (f): Unutma, hatırdan çıkma, unutulan.

Ferhan (a): Sevinçli, neşeli, ferahlı, şen, memnun.
Ferhan Şensoy (tiyatro oyuncusu)

Ferhat (f): Sevinç, neşe sahibi, galib, üstün.
Ferhat (Şirin’in sevgilisi)

Feridüddin (a): Dinin en üstün, din bakımından eşsiz ve benzersiz olan.
Feridüddin Atar (evliya)

Feridun (f): Tek, eşi ve benzeri olmıyan, kıymetli cevher.
Feridun Fazıl Tülbentçi (yazar)

Ferman (f): Emir. Padişahların tarafından verilen emir.
Ferman Karaçam (şair)

Ferruh (f): Uğurlu, kutlu, mübarek, yüzü nurlu, aydınlık.
Ferruh Bozbeyli (TBMM Eski Başkanı)

Fethullah (a): Allahın fethi müyesser kıldığı.
Fethullah Gülen (yazar-kanaat önderi)

Fettah (a): Fetheden, her türlü müşkülleri kolaylaştıran.
Fettah Güventürk (işadamı)

Feyyaz (a): Feyz, bereket ve bolluk veren.
Feyyaz Kayacan (şair)

Feyzullah (a): Allahü tealanın feyzi.
Feyzullah Çınar (aşık)

Fuat (a): Kalp, yürek, gönül.
Fuat Bayramoğlu (yazar)

Fudayl (a): Faziletli, erdemli.
Fudayl bin Iyad (evliya)

Furkan (a): Vahiy, iyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren şey.
Furkan Doğan

Fuzuli (a): Fazla, anlamsız, yersiz, faziletli.
Fuzuli (Divan Edebiyatı Şairi)

Fadlullah: Allahın ihsanı, fazlı.

G

Gazanfer (a): İri arslan, korkusuz insan, yiğit, cesur, yürekli, kahraman.
Gazanfer Bilge (güreşçi-işadamı)

Gazi (a): Gaza eden, savaştan sağ ve muzaffer dönen, din uğrunda savaşan.
Gazi Yaşargil (beyin cerrahı)

Gevheri (f): Elmas gibi, pırlanta gibi temiz insan, asaletli, değerli, kuyumcu.
Gevheri (şair)

Gıyas (a): Yardım, yardım eden, bir şeyin aslına ulaşma.

Gıyaseddin (a): Dinin yardımcısı, dinin yayılmasına yardımı dokunun zat.
Gıyasattin Karaca (milletvekili)

Giray: Kırım hanı. Müstehak, layık.
Giray Bulak (teknik direktör-futbol)

Gizay: Gizli olan.

Gökdal: Yeşil dal.

Göker: Havacı.
Yurdagün Göker (karikatür sanatçısı)

Gökmen: Mavi gözlü, sarışın.
Gökmen Özdenak (futbol yorumcusu)

Gökmete: Mavi gözlü mete.

Gülbay: Gösterişli gül.

Gürbüz: Toplu, güçlü dinç erkek. Gösterişli delikanlı.
Gürbüz Azak (yazar-ressam)

Gürhan: Hanlar topluluğu.

Gürkan: Delikanlı.
Gürkan Uygun (Memati-sinema oyuncusu)


H
Habbab (a): Seven, sevgili, dost.

Habil: Yumuşak ve temiz huylu. [Hz. Ademin oğlu.]

Hacib (a): Kapıcı, kapıcı başı.

Hacı (a): Hacca giden, kabeyi ziyaret eden.
Hacı Taşan (aşık)

Hafi (a): Güleryüzlü, çok ikramcı, gizli.
Bişr-i Hafi (evliya)

Hafid (a): Torun.

Hakan: Türk hükümdarı.
Hakan Kırımlı (akademisyen)

Hakem (a): Hüküm veren, haklı ve haksızın ayrılmasında aracılık eden.

Haki (a): Hikaye eden, anlatan.

Hakkı (a): Doğru olan, irfan sahibi, insaflı.
Hakkı Bulut (şarkıcı)

Haldun (a): Devamlı, sürekli, yaşlanıp ihtiyarlamayan.
Haldun Taner (tiyatro-yazar)

Halet (a): Durum, takdir.
Asaf Halet Çelebi (şair)

Halife (a): Birinin yerine geçen kimse.
Halife Kızılayak (evliya)

Halil (a): Dost, sevgili, samimi dost, içten arkadaş.
Halil Mutlu (şampiyon halterci)

Haluk (a): İyi ve güzel huylu, geçim ehli, İslam’a yakışır.
Haluk Karamağaralı (sanat tarihçisi)

Hamdullah (a): Allahü tealaya hamdeden.
Hamdullah Suphi Tanrıöver (yazar-hatip)

Hamza (a): Arslan, heybetli, azametli.
Hamza Yerlikaya (şampiyon güreşçi)

Han: Devlet reisi, hakan veya hakana bağlı hükümdar.

Hanefi (a): İstikamet üzere olan, Hanefi mezhebinden.
Hanefi Bostan (eğitimci)

Hani (a): Yumuşaklık ve vekar sahibi.

Hasan (a): Güzel, iyi, hoş.
Hazreti Hasan (Peygamber Efendimiz’in torunu)

Haseki (a): Hükümdarların hizmetlerine tahsis edilen.

Hasibi (a): Cömert, hayırhah.

Hasin (a): Kuvvetli, metin, sağlam, muhafaza eden.

Hassan (a): Çok çok güzel, iyiliği hoşgörülüğü çok olan.
Hassan bin Sabit (sahabe-şair)

Hatem (a): Mühür, üstü mühürlü yüzük, son, en son.

Hattab (a): Çok güzel söz söyleyen, en güzel konuşan, vaz ve nasihatı berecen. Oduncu.

Hatip (a): Hitabeden, güzel söz söyleyen.
Hatip Dicle (siyasetçi)

Hayali (a): Hayal eden, gerçeklerden uzak olan.
Hayali Küçükali (Karagöz Sanatçısı)

Haydar (a): Arslan. Cesur, yiğit, kahraman.
Ali Haydar Haksal (yazar)

Hayrani (a): Hayran olan.
Hayrani Altıntaş (akademisyen)

Hayreddin (a): Dinin hayırlısı.
Barbaros Hayrettin Paşa

Hazım (a): ihtiyatlı, basiretli, gözü açık, hazımlı.
Hazım Başer (gazeteci)

Haşim (a): Ezen, parçalayan. Hürmet ve ikram eden.
Haşim Kılıç (Anayasa Mahkemesi Başkanı)

Haşmeddin (a): Dinin büyüğü, heybetlisi, dinin haşmeti.

Haşmet (a): Heybet ve ihtişam sahibi. Tevazu gösteren.
Haşmet Babaoğlu (yazar)

Hızır (a): Yeşil. Hıdır da denir.
Hızır Aleyhisselam

Hicabi (a): Mahcup, utangaç, hayalı, edepli, terbiyeli, perdeli, namuslu, iffetli.

Hilmi (a): Yumuşak huylu, sabırlı, vakarlı, sakin.
Hilmi Oflaz (dava adamı)

Himmet (a): Lütuf, gayret. Bütün kuvvetiyle mukaddes değerlere bağlanan. Bir evliyanın, tasarrufu ile birisini koruması, yardım etmesi.
Himmet Karazeybek (hekim)

Hişam (a): Haya eden, utanan.

Hud (a): Büyük, çok hürmet eden.
Hazreti Hud (peygamber)

Hulusi (a): Halis, saf, samimi, candan, içi temiz.
Hulusi Sayın (emekli general)

Hurşit (f): Güneş, afitab, hur, mihr, şemse.
Hurşit Güneş (siyaset adamı)

Huzeyfe (a): Küçük testici, çömlekçi çırağı.

Hüccet (a): Senet, vesika, delil.

Hüdavendigar (f): Hükümdar, sultan, amir, hakim.
Hüdavendigar Onur (yazar)

Hüdaverdi (f): Allahın hediyesi.
Hüdaverdi Yavuz (yönetmen)

Hüdayi (f): Hüdanın kulu.

Hümayun (f): Mübarek, mutlu, padişaha olan.

Hüsameddin (a): Dinin keskin kılıcı.
Hüsameddin Çelebi (gazeteci)

Hüseyin (a): Küçük güzel, küçük sevgili.
Hüseyin Avni Ulaş (milletvekili)

Hüsrev (f): Padişah, hükümdar, sultan.
Hüsrev Subaşı (hattat)


İ
İhsan (a): Hakkından fazlasını veren.
İhsan Uzungüngör (yazar)

İhvan (a): Sadık, samimi, candan dostlar.

İkrime (a): Kerem sahibi, cömertlik yapan.
İkrime (sahabe)

İlhami (a): İlham sahibi, kalbine ilahi düşünce doğan.
İlhami Atalay (ressam)

İlhan: Hükümdar, hakan.
İlhan Cavcav (Gençlerbirliği Başkanı)

İlker: İlk erkek çocuk.
İlker Alp (akademisyen)

İmadeddin (a): Din direği, devleti ayakta tutan.
İmadeddin Zengi (Musul Atabegi)

İmam (a): Nümune, rehber, önder, başkan.

İmdat (a): Yardım.

İnayetullah (a): Allahın lütfu, ihsanı.

İshak (İb): İbranice gülen, neşelenen.
İshak Paşa

İskender (a): Doğuya ve batıya hakim olduğu için Zülkarneyn denilen zat.
İskender Pala (yazar)

İslam (a): Müslümanlık, Hakka teslimiyet, itaat ve inkıyat, birbirinin iyiliğini isteme.
İslam Gemici (yazar-yönetmen)

İsmail (İb): Allahü tealaya çok ibadet eden.
İsmail Dervişoğlu (yazar)

İzzet (a): Değer, şeref, kudret, hürmet ve ikram sahibi.
İzzet Altınmeşe (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

İşcan: İş yapmayı seven, çalışkan kimse.
Haşim İşcan (belediye başkanı)


K
Kaan: Kağan. Hanların hanı, şahinşah.
Ramazan Kaan Kurt (yazar)

Kabil (a): Kabul eden, istidatlı, önde ve ileride olan.
İhsan Kabil (sinema eleştirmeni)

Kadem (a): Ayak, adım.

Kadir (a): Tükenmez güç ve kudret sahibi.
Kadir İnanır (sinema sanatçısı)

Kadı (a): Hüküm, karar ve hakimlik.
Kadı Burhaneddin (şair-sultan)

Kahraman (f): Yiğit, cesur, bahadır.
Kahraman Bapçup (gazeteci)

Kaid (a): Rehber, kumandan, reis.

Kalender (f): Dünyadan el etek çekip boş dolaşan derviş.

Kamer: Ay.
Kamer Genç (Tunceli Milletvekili)

Kamran (f): İsteğine kavuşmuş, mutlu, bahtiyar.
Kamran İnan (milletvekili)

Kasım (a): Taksim eden, bölen, dağıtan, bahşeden.
Kasım Gülek (milletvekili)

Kays (a): Sıkıntı, kıtlık, mağrur tavır.
Kays (Leyla’ya aşık olan Mecnun)

Kayyim: Görüp gözeten.

Kazım (a): Öfkesini, gazabını Allah rızası için yenen.
Kazım Kartal (sinema oyuncusu)

Kemal (a): Olgunluk, bilgi ve fazilet sahibi.
Mustafa Kemal Atatürk (Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu)

Kemaleddin (a): Dinin olgun kişisi.
Kemaleddin Keçeci (yayıncı)

Keramettin (a): Dinin kerameti.
Keramettin Aşmaz (Yeni Çağ editör)

Keramet (a): Kerem, ihsan, evliyada görülen harika.

Kerami (a): Soylu, şerefli.
Raşit Kerami (Lübnanlı siyaset adamı)

Kerem (a): Asalet, izzet ve şeref sahibi. Cömert, eli açık.
Kerem Alışık (sinema oyuncusu)

Keremşah (f): Çok cömert, çok eli açık, çok suylu.

Kerim: Çok cömert, çok şerefli.
Kerim Tekin (şarkıcı)

Keşşaf (a): Keşfeden, sırları çözen, gizlileri açığa çakıran.

Kılıç: İki yüzü keskin eski bir silah.

Kıymet (a): Değer, baha, bedel, onur, itibar, makbul oluş.

Kiram (a): Soyu temiz olanlar, şerefli ve cömert olanlar.

Korkut: Büyük dolu tanesi.
Korkut Özal (eski bakan)

Kuddusi (a): Mukaddes, ulvi, pak.

Kutman: Hayırlı.
Perran Kutman (sinema oyuncusu)

Kutbuddin (a): Dinin kutbu, dinin ulusu.
Kutbuddin-i İzniki (evliya)


L

Lala: Çocuğun eğitimiyle görevlendirilen bakıcı.
Lala Mustafa Paşa (Osmanlı Devlet Adamı)

Levent (f): Boylu boslu, yakışıklı, çevik, sıhhatli, yiğit.
Levent İnanır (sinema oyuncusu)

Levni (a): Renkli, boyalı.
Levni (minyatür sanatçısı)

M

Macit: Yüce ve şerefli.

Mahdum (a): Hizmet edilen, evlat.
Mahdumkulu (şair)

Mahmut (a): Övülmüş, medhedilmiş, sena edilmiş.
Mahmut Yesari (romancı-yazar)

Mahmur (a): Sarhoş, uykulu, baygın gözlü.

Mansur: Zafere kavuşmuş.
Mansur Yavaş (siyaset adamı)


Masum: Suçsuz, günahsız.
Masum Türker (siyaset adamı)

Mazhar (a): Nail olan, şereflenen, bir iyiliğe kavuşan.
Mazhar Usman (psikiyatr)

Memun (a): Korkusuz, tehlikesiz, sağlam, emin.
Memun (Abbasi halifesi)

Mecdeddin (a): Dinin büyüğü.

Mecnun (a): Deli, divane, delice seven.
Mecnun Odyakmaz (Sivasspor Başkanı)

Medeni (a): Kentli, şehirli, görgülü.
Medeni Berk (siyaset adamı)

Mehdi: Hidayet eden, doğru yola ileten.
Mehdi Ergüzel (eleştirmen)

Mekki: Mekkeli.
Ahmet Mekki Üçışık (müftü)

Merhum: Rahmetle bezenmiş.

Mert (f): Sözünün eri, yiğit, bahadır.

Mestan (f): Mest olmuş, bayılmış.

Mesut: Mutlu.
Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı Eski Başbakan)

Metin: Sağlam, özü ve sözü doğru, itimat edilir.
Metin Şentürk (şarkıcı)

Mevlana (a): Efendimiz, sahibimiz.
Hazreti Mevlana (evliya)

Mir (f): Amir, kumandan, bey, vali, hükümdar.
Mir Dengir Mehmet Fırat (işadamı)

Miraç (a): Merdiven, yükselen, yükseklere çıkan kimse.
Miraç Serhendli (yazar)

Mirkelam: Kibar konuşan, hoş sohbet, sohbet adamı.
Mirkelam (şarkıcı)

Mirza (f): Hükümdar soyundan gelen, beyzade.
Mirza Feth Ali Ahundzade (yazar)

Mithat (a): Medhetme, övme.
Mithat Cemal Kuntay (yazar)

Muallim: Öğretici.
Muallim Naci (yazar)

Muammer (a): Uzun ömürlü, ömür süren, yaşayan, talihli.
Muammer Kaddafi (Libya lideri)

Muaz (a): Sığınan, korunan, sarılan.
Muaz bin Cebel

Muhammed (a): Yerde ve gökte çok övülen, Allahü tealanın ve büyük varlıkların medhine mazhar olan. Cenab-ı Hakkın habibi, gelmiş ve gelecek bütün varılkların, her bakımından en üstünü, alemlere rahmet olarak gönderilen iki cihanın efendisi son peygamber.
Hazreti Muhammad (s.a.v)

Muharrem (a): Haram kılınmış, dinen yasak edilmiş.
Muharrem Ertaş (Neşet Ertaş’ı babası-aşık)

Muhibbüddin (a): Dini seven, dindar.

Muhtar (a): Seçilmiş, seçkin.
Muhtar Tevfikoğlu (yazar)

Muhterem (a): Saygıdeğer, sayın, kıymetli, şerefli.
Muhterem Yüceyılmaz (yazar)

Muhteşem (a): Görkemli, göz kamaştıracak büyüklükte, güzellikte olan.

Muhyiddin (a): Dini ihya canlandıran.
Muhyiddin Mutlu (milletvekili)

Mukteda: Peşinden gidilen, uyulan.

Muktedi (a): İktida eden, tabi olan, uyan.

Muktedir (a): iktidarlı, gücü yeten.

Muktefi (a): İktifa eden, izinden takib eden, örnek tutan, birine uyan.

Murat (a):Arzu, istek, istenilen.
Murat Çobanoğlu (aşık)

Murtaza (a): Razı olunan, beğenilen, seçkin.
Murtaza Karaçanta (belediye başkanı)

Mus’ab (a): Güçlü, dayanıklı, zorlu.
Musab bin Umeyr

Muslih (a): Islah eden, düzelten.

Mustafa (a): Saf hale getirilmiş, süzülmüş, güzide. Çok arınmış.
Mustafa Çetin (akademisyen)

Mutahhar (a): Temizlenmiş, mübarek.

Mutasım (a): Günahtan çekinen, eliyle tutan, yapışan.
Mutasım (halife)

Muteber (a): Kadri bilinen, kıymeti takdir edilen.

Mutemed (a): Kendisine itimat edilen, güvenilen.

Muti: Hakka itaat eden.

Mutlu: Halinden, memnun, mesut, bahtiyar.
Mutlu Menderes (milletvekili)

Muttalib (a): Taleb eden, isteyen.

Muzaffer: Zafer kazanan, üstün olan.
Muzaffer Sarısözen (Türk Halk Müziği Şef)

Mübarek: Uğurlu, hayırlı, bereketli, feyzli.
Hüsnü Mübarek (Mısır Devlet Başkanı)

Mübeşşir (a): Müjdeci, hayırlı haber verip sevindiren.

Mücteba (a): Seçilmiş, seçkin, kıymetli.
Mücteba Uğur (akademisyen)

Müjdat (f): İyi haber, müjdeli haber.
Müjdat Gezen (tiyatro sanatçısı)

Mükerrem (a): Şerefli, muhterem, hürmete erişmiş.
Mükerrem Kemertaş (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

Müktefi: İktifa eden.

Mülayim (a): Yumuşak huyl, medenice hareket eden.
Selçuk Mülayim (sanat tarihi profesör)

Mümtaz (a): İmtiyazlı, üstün tutulmuş, seçkin, seçilmiş.
Mümtaz Turhan (sosyolog)

Münir: Nurlandıran, aydınlatan.
Münir Nurettin Selçuk (besteci)

Müren: Akarsu, nehir, ırmak.
Zeki Müren

Mürsel (a): Gönderilmiş, yollanmış, nebi.

Müstakim: Doğru yolda olan.
Müstakimzade Süleyman Efendi

Müşir (a): İşaret eden, yol gösteren, mareşal.

Müşavir: Kendisine danışılan.

Müzdad (a): Artmış, çoğalmış, uzun.

N
Nabi (a): Haberci, haber veren.
Nabi Avcı (bakan)

Nasreddin (a): Dine yardım eden.
Nasreddin Hoca (Türk Bilgesi)

Nasrullah (a): Allahü tealanın yardımı.
Nasrullah Ayan (işadamı)

Nebi (a): Haberci, haber getiren, peygamber.
Nebi Hezri (şair)

Necat (a): Kurtuluş, selamet.
Necat Çavuş (şair)

Necati (a): Kurtulan, selamete eren.
Mustafa Necati Özfatura (dış politika yazarı)

Neccar (a): Dülger, marangoz, doğramacı.

Necdet (a): Kahraman, yiğit, efe.
Ahmet Necdet Sezer (cumhurbaşkanı)

Necih (a): Başarılı, galip, muzaffer.

Necmeddin (a): Dinin yıldızı.
Necmettin Erbakan (Saadet Partisi Eski Genel Başkanı)

Nefi (a): Kazançlı, karlı.
Nefi Demirci (doktor)

Nejat (f): Soy nesil, nesep, tabiat.
Nejat Uygur (tiyatro-oyuncu)

Nesim (a): Hoş ve mülayim.
Nesim Malki (banker)

Neşat (a): Sevinç, neşe, keyif.

Neşet (a) Yetişen, ileri gelen, doğan.
Neşet Ertaş (Türk Halk Müziği-besteci)

Nevfel (a): Deniz, derya.
Nevfel Şahin (milletvekili)

Nevzat (f): Yeni doğmuş çocuk.
Nevzat Yalçıntaş (akademisyen)

Nihat (f): Tabiat, huy, yaratılış, bünye, karetker.
Nihat Genç (yazar)

Nijat (f): Soy.
Nijat Özön (sinema-eleştirmen)

Nimetullah (a): Allahın lutfu, ihsanı.
Nimetullah Hafız (yazar)

Niyazi (f): Yalvaran, yakaran, niyaz eden, dua eden.
Niyazi Yıldım Gençosmanoğlu (şair)

Nizam (a): Düzen, usul, tertip, yol, kaide, sıra, dizi.
Nizamülmülk (Selçuklu veziri)

Nizamettin (a): Dinin nizamı, düzeni.
Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu (gazeteci)

Nuaym (a): Hayat güzelliği, refah.

Nuh (a): Rahat, ağlayan, inleyen.
Nuh Albayrak (gazeteci)

Numan (a): Refah, konfor.
Numan Menemencioğlu (Dışişleri Eski Bakanı)

Nurettin (a): Dinin nuru.
Nurettin Topçu (düşünür)

Nurullah (a): Allahın nuru.
Nurullah Ataç (eleştirmen)

Nusret (a): Yardım, başarı, üstünlük, zafer, galebe, fetih.
Nusret Özcan (yazar)

Nüzhet (a): Neşe, sevinç, eğelence, temizlik, ferahlık.
Nüzhet Kandemir (büyükelçi)

Natık: Hikmetli konuşan, nutuk veren.
Natuk Baytan (sinema-yönetmen)

Nur: Işık, aydınlık.

O

Oğuz: Doğru, sağlam, güçlü, genç.
Oğuz Kağan

Oğuzhan: Oğuzların hükümdarı.
Oğuzhan Asiltürk (eski milletvekili)

Okan: Anlayışlı, kavrayışlı.
Okan Uysaler (sinema-yönetmen)

Oktay: Hiddetli, kızgın, sinirli.
Oktay Öksüzoğlu (şair-yazar)

Onur (t): Şeref, izzetinefs.
Onur Güntürkün (akademisyen)

Orhan: Şehrin hakimi.
Orhan Hakalmaz (Türk Halk Müziği-sanatçı)

Osman (a): Peygamberimizin damadı, 3. halifenin adı.
Osman Durmuş (Sağlık Eski Bakanı)

Ozan: Halk şairi, geveze.
Ozan Orhon (şarkıcı)

Ö

Ömer (a): Diri, canlı, yaşayan hayat süren. İkinci halife.
Ömer Öztürkmen (yazar)

Önder: Lider, şef, reis.

Özer (t): Özü er, yiğit.
Özer Çiller (Tansu Çiller’in eşi)

Özhan (t): Padişah soyundan gelen.
Özhan Eren (besteci)

Özkan (t): Temiz kanlı, soylu kandan olan.
Özkan Yorgancıoğlu (KKTC Başbakanı)

P

Pertev (f): Parlak, ışık.
Pertev Naili Boratav (Halkbilimi Profesörü)

Peyami (f): Haberci.
Peyami Safa (yazar)

Poyraz: Kuzey doğudan esen soğuk, yel.

R

Reşid: Akıllı, olgun, iyi yola götürücü.
Reşid Saffet Atabinen

Raci (a): Rica eden, yalvaran, ümitli, dileyen.
Raci Şaşmaz (senaryo yazarı)

Racih (a): Tercih edilen.

Rafet (a): Merhamet etme, acıma, esirgeme.
Rafet Çuparov (Kırım Milli Tatar Meclisi Başkanı)

Rahim: Müminleri çok seven, acıyan.
Rahim Er (yazar)

Ramazan (a): Çok sıcak olan, yakan, günahları yakan.
Ramazan Mirzaoğlu (bakan)

Ramiz (a): İşaret koyan, işaretle konuşan.
Ramiz Ongun (Ülkü Ocakları Eski Başkanı)

Rauf (a): Pek esirgeyen, çok merhamet eden.
Rauf Denktaş (KKTC Cumhurbaşkanı)

Razi: Kabul eden, hoşnut olan.
Fahreddin Razi (tefsir alimi)

Recai (a): Rica eden, dua eden, Allahü tealaya yalvaran.
Recai Kutan (Fazilet Partisi Genel Başkanı)

Recep (a): Mübarek, muazzam, muhterem; kıymetli.
Recep Yazıcıoğlu (vali)

Refiuddin (a): Dinin yükseği.

Reha (f): Kurtuluş, halas.
Reha Oğuz Türkkan (yazar)

Reis (f): Baş, başkan.

Resul (a): Yeni bir kitap ile gönderilen peygamber, elçi.
Resul İzmirli (yazar-danışman)

Reşat (a): Hak yolunda yürüme, doğru yol.
Reşat Şüphesiz (gazeteci)

Reşit (a): akıllı, iyi ve olgun.
Reşit Rahmeti Arat (akademisyen)

Rifat (a): Yükseklik, yücelik, büyük rütbe.
Rifat Börekçi (Diyanet İşleri Eski Başkanı)

Rüçhan (a): Üstünlük, üstün olma.
Rüçhan Adlı (işadamı)

Rükneddin (a): Dinin temel direği.

Rıdvan (a): Razı, memnun. Cennetin kapısındaki melek.
Rıdvan Dilmen (futbol-teknik direktör)

Rıza (a): Kadere razı olan. Tasavvufta iradenin yok edilmesiyle elde edilen makam.
Rıza Çalımbay (futbol-teknik direktör)

S

Sabir: Sabreden, güçlüklere dayanan.
Sabir (Azeri şair)

Sadettin (a): Dinin mübarek kişisi.
Sadettin Kaplan (yazar)

Sadreddin (a): Dinin önderi, lideri.
Sadreddin Yüksel (din adamı)

Sadullah: Allahın mübarek kulu.
Sadullah Usumi (gazeteci-eski milletvekili)

Sadun (a): Uğurlu olan, uğur getiren.
Sadun Tanju (yazar)

Safa (a): Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen.
Safa Önal (sinema-senarist)

Saffet (a): Saf, halis, temiz. Hile ve dubaradan uzak olan.
Saffet Arıkan Bedük (milletvekili)

Safiyyuddin (a): Dinde temiz kimse.

Safvan (a): Saf, halis.

Said: Mutlu.
Said-i Nursi (kelam alimi)

Sakıp (a):Tesirli, parlak, delip geçen.
Sakıp Sabancı (işadamı)

Selahattin (a): Dine bağlı, dini düzgün.
Selahattin Eyyubi (komutan)

Salih: İyi ve güzel huylu.
Salih Mirzabeyoğlu (şair-yazar-düşünür)

Saman (f): Servet sahibi, zengin, rahat, dinç, düzenli.

Sancar (t): Saplar.

Sebati (a): Sabırlı, kararlı.
Sebati Ataman (DP milletvekili)

Sedat (a): Doğru ve haklı olan.
Sedat Bucak (milletvekili)

Selam (a): Barış, rahatlık, sonu hayırlı ve iyi çıkma.

Selami (a): Barış, huzur ve selamet sahibi.
Selami Şahin (şarkıcı)

Selçuk: Sel gibi akan.
Selçuk Bey (Selçuklu Devleti kurucusu)

Selman (a): Barışçı, sulhçu.
Selman-ı Farisi (sahabe)

Serdar (f): Asker başı, kumandan, komutan, reis.
Serdar Gökhan (sinema oyuncusu)

Serhat (f): Sınır boyundaki asker.
Serhat Kabaklı (şair)

Sertaç (f): Başa konan taç.
Sertaç Kayserilioğlu (doktor)

Server (f): Baş, reis, seyyid, bir topluluğun ileri geleni.
Server Bedii (Peyami Safa’nın müstear ismi)

Sevban (a): Elbiseli, giyinmiş, kuşanmış.

Seyfettin (a): Dinin kılıcı, dinin askeri.
Seyfettin Tomakin (Türk Halt Müziği Sanatçısı)

Seyfi (a): Kılıç kuşanmış, asker.
Seyfi Demirsoy (sendikacı)

Seyfullah (a): Allahın kılıcı, askeri.
Seyfullah Türksoy (gazeteci)

Seyhan (a): Çizgili elbise. Akarsu.

Seymen: Çiftlik bekçisi.

Seyyit (a): Efendi, bey, Hz.Hüseyinin soyundan gelen.
Seyyit Bey (hukukçu)

Sezai (f): Layık, uygun, münasib.
Sezai Karakoç (şair-düşünür)

Sezgin: Sezen sezici, duygulu, hassas.
Sezgin Tanrıkulu (milletvekili)

Sinan (a): Mızrak, süngü.
Sinan Oğan (milletvekili)

Sirac (a): Lamba, ışık, güneş, ay.

Siraceddin (a): Dinin kandili.

Siyami (a): Oruçlu, kendini kötülüklerden men eden.
Siyami Ersek (cerrah)

Soner: Bir işte son yardımı yapan.Son olması istenen.
Soner Yalçın (yazar)

Suheyb (a): Arkadaşcık, küçük arkadaş.

Sunullah (a): Allahın kudreti, meydana getirdiği varlığı.
Sunullah Arısoy (yazar)

Süha: Yıldız adı.
Süha Tanık (milletvekili)

Süreyya (a): Yıldız topluluğu.
Süreyya Ciliv (yönetici)

Süruri (a): Sevinçli, neşeli.
Süruri Baykal (milletvekili)



Ş

Şaban (a): Aralık, fasıla.
Şaban Abak (yazar)

Şabi (a): Cemaat ehli.

Şadan (f): Sevinçli, keyifli, neşeli, bahtiyar.
Şadan Tuzcu (milletvekili)

Şahap (a): Alev, ateş parçası, akan yıldız.
Şahap Kocatopçu (işadamı)

Şahin (f): Kısa ve kanca gagalı kuş.
Şahin Uçar (akademisyen-yazar)

Şahbaz (f): Bir cins akdoğan.

Şahinalp: Şahin gibi yiğit.

Şahsuvar (f): Usta binici, çok iyi ata binen.
Lütfi Şahsuvaroğlu (şair-yazar)

Şafi: Şefaat edici.
İmam-ı Şafii (fıkıh alimi)

Şakir: Şükredici.
Şakir Süter (gazeteci)

Şecaeddin (a): Dinin kahramanı, dinin yiğidi.

Şehlevent (f): Uzun boylu, yakışıklı genç.

Şekip (f): Sabırlı, tahammüllü.
Şekip Ayhan Özışık (besteci)

Şems: Güneş.
Şems (Hz.Mevlana’nın hocası)

Şemseddin (a): Dinin güneşi.
Şemseddin Günaltay (Başbakan)

Şemsi (a): Güneş gibi parlıyan.
Şemsi Denizer (sendikacı)

Şener (t): Neşeli, şen erkek.
Şener Akyol (hukuk-profesör)

Şerafettin (a): Dinin şereflisi.
Şerafettin Yılmaz (avukat)

Şeref (a): Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara sahip olmak.
Şeref Oğuz (gazeteci)

Şevket (a): Büyüklük, kudret ve kuvvetten doğan haşmet.
Şevket Altuğ (sinema-oyuncu)

Şeyban (a): Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.

Şihab (a): Cesur, parlak yıldız, kıvılcım.

Şehabettin (a): Dinin parlak yaldızı.
Şehabettin Harput (vali)

Şinasi (f): Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.
Şinasi (yazar)


T

Taha: Kur’an-ı kerimdeki rümuz ismi.
Taha Akyol (yazar)

Tahir: Çok temiz.
Tahir Kudsi Makal (yazar)

Taki: Haramlardan kaçınan.

Tayyip: Helal, temiz, güzel, hoş.
Tayyip Okiç (akademisyen)

Taceddin (a): Dinin tacı.
Tacettin Şimşek (şair)

Taci (a): Tacı olan.
Taci Öcal (gazeteci)

Tahsin (a): Kale gibi sağlamlaştırma. İyilik eden.
Tahsin Ünal (tarihçi-yazar)

Taib (a): Tevbe eden, pişman olan.

Taki (a): Günahtan kaçınan, dinine bağlı.

Takiyeddin (a): Dinine bağlı, günahtan kaçan.
Takiyyeddin Müngüşoğlu(profesör)

Talat (a): Yüz, surat, çehre, dindar.
Talat Paşa (İttihat ve Terakki Kurucusu)

Talha (a): Bir zamk ağacı.
Talha (sahabe)

Tamer: Tam erkek.
Tamer Yiğit (sineme-oyuncu)

Taner: Şafak gibi canlı erkek.
Ahmet Taner Kışlalı (eski bakan)

Tanju: Çinlilerin Türk imparatorlarına verdikleri isim.
Tanju Çolak (futbolcu)

Tarkan: Dağınık, perişan.
Tarkan (şarkıcı)

Tarık (a): Sabah yıldızı, zühal yıldızı, parlak yıldız.
Tarık Akan (sinema oyuncusu)

Tayfun (Çince): Korkunç fırtına, rüzgar.
Tayfun Atmaca (gazeteci)

Tayfur: Uçan, yükselen. Hz. Bayezid-i Bistaminin ünvanı.
Tayfur Sökmen (Hatay Cumhurbaşkanı)

Taylan: Uzun boylu.
Taylan Sorgun (gazeteci)

Tayyar (a): Uçan, uçucu uçma kabiliyeti olan.
Tayyar Altıkulaç (Diyanat İşleri Eski Başkanı)

Tekin: Uğurlu, hayırlı.
Tekin Akmansoy (yazar-oyuncu)

Temel: Asıl, esas.
Temel Karamollaoğlu (milletvekili)

Tevfik (a): Uygun getirme, Allahın yardımına kavuşma.
Tevfik Yener (gazeteci)

Timur: Demir gibi sağlam.
Timur Han (Türk Sultanı)

Timurtaş: Demir ve taş gibi sağlam.
Timurtaş Uçar (vaiz)

Tufan (a): Afet, felaket, çok şiddetli yağmur.
Tufan Türenç (gazeteci)

Tuğrul (t): Gagası ve pençesi güçlü kuş.
Tuğrul Şan (Türk Halk Müziği-sanatçı)

Tuğtekin (t): Uğurlu tuğ.

Turan: Cesur atılgan, yiğit.
Turan Alptekin (akademisyen)

Turanşah: Cesur Türk hükümdarı.
Turanşah (Türk Sultanı)

Turgay: Küçük kuş, sığırcık.
Turgay Şeren (spor yazarı)

Turgut: Belde, yerleşme merkezi, mesken, konut.
Turgut Özal (cumhurbaşkanı)

Turgutalp (t): Kahraman turgut.

Turhan (t): Tuğrası olan padişah.
Turhan Esener (akademisyen)


U

Ubade (a): Kul, köle.

Ubeydullah (a): Kulcağız, kölecik.

Uğuralp (a): Uğurlu yiğit, kahraman.

Uluğbey (a): Büyük bey.
Uluğ Bey (emir)

Ü

Ünal (t): Ünlü, namlı.
Ünal Tanık (gazeteci)

Üsame (a): Bir arslan cinsi.

V

Vahap (a): Vehhabın bozulmuş şekli. Çok hibe eden, ihsan eden.
Vahap Kabahasanoğlu (yazar)

Vahideddin (a): Dinin tek ve eşsiz siması.
Vahidettin Han (Son Osmanıl Padişahı)

Vakkas (a): Savaşçı, okçu.

Vakur (a): Ağırbaşlı, temkinli.
Vakur Kaya (gazeteci)

Vala (f): Yüksek, yüce.
Vala Nurettin (yazar)

Varol (t): Çok yaşa.

Vecdi (a): İlahi aşka dalan, vecde gelen, kendinden geçen.
Vecdi Gönül (Sayıştay Eski Başkanı-milletvekili)

Vecihi (a): Bir kavmin büyüğü.
Vecihi Hürkuş (pilot)

Vedat (a): Sevme, sevgi, dostluk
Vedat Tek (mimar)

Vefa (a): Sözde durma, sevgi ve dostluğu sürdürme.
Vefa Küçük (işadamı)

Veliyyullah (a): Allahın velisi, dostu.

Veliyyüddin (a):Dinine bağlı, dinin velisi.
Veliyyüddin Efendi (şeyhülislam)

Veysi (a): Fakir, yoksul.
Veysi Erken (akademisyen)

Veysel (a): Üveys.
Veysel Karani (tabiin)

Y

Yahya (a): Canlı, hayat süren.
Yahya Kemal Beyatlı (şair-düşünür)

Yalçın (t): Çıplak, sarp, dik.
Yalçın Özer (gazeteci)

Yasin (a): Bir sure.
Yasin Hatipoğlu (milletvekili)

Yaşar (t): Hayatta, canlı.
Yaşar Reyhani (aşık)

Yaver (f): Yardım edici, imdada koşan.

Yavuz: Yaman, korkusuz.
Yavuz Bülent Bakiler (şair-yazar)

Yekta: Tek, eşsiz, benzersiz, yalın, tek kat.
Rauf Yekta Bey (yazar)

Yener (t): Üstün gelen.
Yener Yılmazoğlu (Türk halk müziği sanatçısı)

Yıldırım: Gök gürültüsü ve şimşekle gelen elektrik akımı?
Yıldırım Tuğrul Türkeş (milletvekili)

Yılmaz: Korkusuz, yılmayan, sebatkar.
Yılmaz Karakoyunlu (yazar)

Yusuf (ib): Hüzün, ek, ilave.
Yusuf İmamoğlu (öğrenci lideri)

Yücel (t): Yükselmiş.
Yücel Çakmaklı (sinema yönetmeni)

Z

Zafer (a): Maksada ulaşma, barışma, düşmanı yenme.
Zafer Karatay (televizyon yönetmeni)

Zafir (a): Zafer kazanan, üstün gelen.
Şeyh Zafir Efendi (evliya)

Zamir (a): Yürek, iç, vicdan.
Zamir Kalın (gazeteci)

Zekai (a): Çabuk anlayışlı, keskin zekalı.
Zekai Ormancı (ressam)

Zeki: Temiz, akıllı.
Zeki Yavuztürk (Milli Savunma Eski Bakanı)

Zeyd (a): Artan, çoğalan.
Zeyd bin Harise (sahabe)

Zeynel: Süslü.
Zeynel Beksaç (şair-yazar)

Zeynelabidin (a): İbadet edenlerin süsü.
Zeynel Abidin Erdem (işadamı)

Zeyneddin (a):Dinin süsü.

Zeyyat (a): Zeytinci, zeytin.
Zeyyat Selimoğlu (romancı-yazar)

Ziyaeddin (a): Dinin nuru.
Ziyaettin Akbulut (vali)

Ziver (f): Süs, zinet ehli.
Mustafa Ziver Bey (vali)

Ziya (a): Işık, aydınlık, nur.
Ziya Belviranlı (yayıncı)

Ziyad (a): Fazlalık, çokluk, bolluk.
Ziyad Ebüzziya (gazeteci)

Zuhuri (a): Kendiliğinden ortaya çıkan.
Zuhuri Danışman (tarihçi-yazar)

Zübeyir (a): Akıllı.
Zübeyir (sahabe)

Zahid: Masivadan yüz çeviren.

Zakir: Allahı çok anan.

Türkiyat Enstitüsü'nden 'Oğuzlar' Sempozyumu

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=5418

Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü 'Oğuzlar' Sempozyumu düzenledi.



Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr.Yunus Koç, "Oğuzlar, Göktürkler devrinde tarih sahnesine çıkmış, bu devletin siyasi hayatında önemli rol oynamıştır. Göktürk yazıtlarında Bilge Kağan, hakimiyeti altındaki topluluklara hitap ederken, 'Türk ve Oğuz' adlarını her zaman birlikte anmıştır" dedi.

Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, bir ilke daha imza atıyor. Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen "Oğuzlar: Dilleri, Tarihleri ve Kültürleri" konulu sempozyum, 21-23 Mayıs tarihleri arasında Beytepe Yerleşkesi'nde gerçekleştirilecek.Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Almanya, Macaristan ve daha birçok ülkeden uzmanların katılımıyla yapılacak sempozyumda Oğuzlar, dil, tarih ve kültürel açıdan değerlendirilecek. Türkiye'de bu alanda ilk ve son çalışmayı yapmış olan Prof. Dr. Faruk Sümer'in anısına düzenlenen sempozyumda, Sümer'in eserinin yayımlandığı 1967 yılından bu yana elde edilen bulgu ve bilgiler de ele alınacak.

Sempozyumun ev sahipliğini yapan Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nün Müdürü Prof. Dr. Yunus Koç, Türk kimliğinin oluşmasından Oğuzların ve Oğuz Türkçesi'nin oynadığı rolü tüm sarihi süreç ve değişim alanları dikkate alınarak yeniden değerlendirmek gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Koç, sempozyumun ana hedefinin de bu olduğunu ifade etti. Hacettepe Türkiyat Enstitüsü'nün bundan sonra da temalı sempozyumlar yapmaya devam edeceğini ifade eden Prof. Dr. Koç, amaçlarının dünyadaki sosyal bilimler metodolojisiyle üretilen en son bilgileri alanının uzmanları ile birebir paylaşmayı sağlamak olduğunu belirtti.

"TÜRK FETİHLERİNİN ÖNCÜSÜ OLDULAR"

Prof. Dr. Yunus Koç, "Türk tarihinde İslamlaşma sürecine dair canlı tanıklıklar Oğuzlar ile başlamakta. Oğuzların Türk ve İslam tarihinde oynadıkları rolün zirveye çıktığı dönem ise Büyük Selçuklu Devleti'nin kurulmasıyla başlar. Bu yönüyle Selçuklular, İran'dan Balkanlar'a, Kafkaslar'dan Basra Körfezi'ne ve Bağdat'a kadar uzanan Türk fetihlerinin öncüsü olmuşlardır. Anadolu'nun Türk yurdu haline gelmesi de yine Selçukluların eseridir" dedi.

Prof. Koç. Şunları söyledi:

"Oğuzların İslamiyet'e geçtikleri dönem, aynı zamanda dönemin Arap tarihçi ve seyyahlar tarafından 'Türkmen' olarak adlandırılmalarıyla aynı dönemdir. Bu yeni isim Oğuzların esas isminin yerini almaya başlamış, 13. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Oğuz adı, yerini bütünüyle Türkmen adına bırakmıştır. Ancak en önemli gelişme Türk adının yükselmesinde görülmüştür. Göktürkler devrinden sonra Türk adı en geniş manası ile Oğuzların hakimiyet sahasında yükselmiş, yerleşik hayatın, devlet otoritesinin ve gücün simgesi haline gelmiştir. Dolayısıyla Oğuzlar, Türk adını tek başına temsil eder hale gelmiştir. Bu yeni temsil gücü Türklerin milletleşme sürecinde önemli rol oynamıştır." - Ankara

21 Mayıs 2014