Follow by Email

21 Mayıs 2014 Çarşamba

İSMİNİZİN ANLAMI ERKEK İSİMLERİ

A

Abbas (a): Keskin bakışlı, sert bakan, arslan, gazanfer.
Abbas Sayar (romancı)

Abdullah: Allah’ın kulu.
Abdullah Gül (cumhurbaşkanı)

Abdülali: Ali’nin kulu. Ali, Esma-i hüsnadan, yüceler yücesi.

Abdülalim: Alim’in kulu. Alim, Esma-i hüsnadan, gizli açık, geçmiş ve gelecek her şeyi ezeli ve ebedi ilmi ile çok iyi bilen.

Abdülazim: Azim’in kulu. Azim, Esma-i hüsnadan, büyüklükte benzersiz.

Abdülaziz: Aziz’in kulu. Aziz, Esma-i hüsnadan, mağlup edilemeyen,hep galip olan
Sultan Abdülaziz (Osmanlı Sultanı)

Abdülbaki: Baki’nin kulu. Baki, Esma-i hüsnadan, varlığı ebedi olan.
Abdülbaki Gölpınarlı (yazar)

Abdülbari: Bari’nin kulu. Bari, Esma-i hüsnadan, herşeyi kusursuz en güzel yaratan.

Abdülcebbar: Cebbar’ın kulu. Cebbar, Esma-i hüsnadan, dilediğini yapan ve dilediğini yaptırmaya gücü yeten, kuvvet ve kudret sahibi olan.

Abdülcelil: Celil’in kulu. Celil, Esma-i hüsnadan, celal ve azamet sahibi.

Abdülehad: Ehad’ın kulu. Ehad, yegane tek olan, varlığının evveli olmayan Rabbimiz.

Abdülfettah: Fettah’ın kulu. Fettah, Esma-i hüsnadan, her türlü sıkıntıları gideren zorlukları çözen ve kolaylaştıran.
Abdülfettah Akri (evliya)

Abdülgaffar: Gaffar’ın kulu. Gaffar, Esma-i hüsnadan, günahları affeden, affı pek çok olan.

Abdülgafur: Gafur’un kulu. Gafur, Esma-i hüsnadan, acıması, affı çok olan.
Abdülgafur Iştın (milletvekili)

Abdülgani: Gani’nin kulu. Gani, Esma-i hüsnadan, ihtiyaçsız, sonsuz zengin.
Abdülgani Nablusi (İslam alimi)

Abdülhadi: Hadi’nin kulu. Hadi, Esma-i hüsnadan, irşad eden, hidayet veren.

Abdülhak: Hakk’ın kulu. Hak, Esma-i hüsnadan, varlığı hiç değişmeyen, hakkı ortaya çıkaran.
Abdülhak Hamid Tarhan (şair)

Abdülhakim: Hakim’in kulu. Hakim, Esma-i hüsnadan, her şeyi hikmetle yaratan.
Abdülhakim Arvasi (tasavvuf alimi)

Abdülhalık: Halık’ın kulu. Halık, Esma-i hüsnadan, yaratan, yoktan var eden.
Abdülhalık Goncdevani (tasavvuf alimi)

Abdülhalim: Halim’in kulu. Halim, Esma-i hüsnadan, ceza vermekte ve intikam almakta, kudreti olduğu halde acele etmeyen, hilm sahibi.
Abdülhalim Efendi (mimar)

Abdülhamid: Hamid’in kulu. Hamid, Esma-i hüsnadan, her türlü hamd ve senaya layık olan, övülen.
Sultan Abdülhamid Han (Osmanlı Sultanı)

Abdülhay: Hayy’in kulu. Hay, Esma-i hüsnadan, Ezeli ve ebedi bir hayat ile diri.

Abdülkadir: Kadir’in kulu. Kadir, Esma-i hüsnadan, herşeye gücü yeten.
Abdülkadir Geylani (evliya)

Abdülkerim: Kerim’in kulu. Kerim, Esma-i hüsnadan, keremi bol, karşılıksız veren.
Abdülkerim Doğru (Sanayi Eski Bakanı)

Abdülkuddus: Kuddus’un kulu. Kuddus, Esma-i hüsnadan, her eksiklikten uzak.
Abdülkuddüs Bingöl (akademisyen)

Abdüllatif: Latif’in kulu. Latif, Esma-i hüsnadan, lütfeden, her şeye vakıf.
Abdüllatif Şener (eski bakan)

Abdülmacid: Macid’in kulu. Macid, Esma-i hüsnadan, keremi ihsanı bol.

Abdülmecid: Mecid’in kulu. Mecid, Esma-i hüsnadan, zatı şerefli ihsanı sonsuz.
Sultan Abdülmecid Han (Osmanlı Sultanı)

Abdülmelik: Melik’in kulu. Melik, Esma-i hüsnadan, hükümdar, kainatın sahibi.
Abdülmelik Fırat (eski milletvekili)

Abdülmennan: Mennan’ın kulu. Mennan, ihsanı bol olan Rabbimiz.

Abdülmuhyi: Muhyi’nin kulu. Muhyi, Esma-i hüsnadan, ihya eden, dirilten.

Abdülmü’min: Mü’min’in kulu. Mü’min, Esma-i hüsnadan, iman nurunu veren.

Abdülvahid: Vahid’in kulu. Vahid, Esma-i hüsnadan, tek ve eşsiz olan, zatında, sıfatlarında, işlerinde ortağı ve benzeri, dengi bulunmayan.

Abdülvasi: Vasi’nin kulu. Vasi, Esma-i hüsnadan, ilmi ile her şeyi ihata eden.

Abdülvehhab: Vehhab’ın kulu. Vehhab, Esma-i hüsnadan, karşılıksız nimet veren.

Abdünnafi: Nafi’nin kulu. Nafi, Esma-i hüsnadan, menfaat verici şeyler yaratan.

Abdünnasır: Nasır’ın kulu. Nasır, yardım eden, yardım edenlerin en hayırlısı olan Rabbimiz.
Cemal Abdunnasır (Mısır Eski Devlet Başkanı)

Abdürrahim: Rahim’in kulu. Rahim, Esma-i hüsnadan, ahirette sadece müminlere rahmet edecek olan.
Abdurrahim Karakoç (şair)

Abdurrahman: Rahman’ın kulu. Rahman, Esma-i hüsnadan, dünyada dost düşman, mümin kafir, fark gözetmeden her mahluka acıyan ve ihsan eden.
Abdurrahman Çapar (Televizyon yöneticisi)

Abdürrauf: Rauf’un kulu. Rauf, Esma-i hüsnadan, çok acıyan, şefkatli.
Abdürreşid: Reşid’in kulu. Reşid, Esma-i hüsnadan, irşada muhtaç olmayan.
Abdürreşid İbrahim (Tatar yazar)

Abdürrezzak: Rezzak’ın kulu. Razzak, Esma-i hüsnadan, her varlığın rızkını veren.

Abdüssamed: Samed’in kulu. hiçbir şeye ihtiyacı olmayan.
Abdüssamed (Mısırlı hafız)

Abdüsselam: Selam’ın kulu. Zevalsiz, kederlerden salim olan.
Abdüsselam Callud (Libya Eski Başbakanı)

Abidin (a): İbadet edenler, kulluk yapanlar.
İbni Abidin (fıkıh alimi)

Adnan (a): Üstün insan.
Adnan Menderes (Başbakan)

Affan (a): Çirkin şeylerden kaçınan, iffetli, namuslu.
Affan Tarlan (teknik yönetmen)

Agah (f): Bilgili, basiretli, haberdar, uyanık.
Agah Efendi (ilk Türk gazetecilerinden)

Ahi (a): Arkadaş, dost, cömert, yiğit.
Ahi Evran (Türk esnaf teşkilatının kurucusu-tasavvuf alimi)

Ahmet(a): Çok övülmüş, beğenilmiş.
Ahmet Arvasi (sosyolog-yazar)

Ahmer (a): Çok kırmızı, kıpkırmızı.

Alaeddin (a): Dinde yüce, şerefli, büyük olan.
Alaeddin Özdenören (şair-yazar)

Alemşah (f): Cihanın padişahı, alemin hükümdarı.

Alican (f): Cana yakın, kanı sıcak içtenlikli, candan.
Ekrem Alican (Yeni Türkiye Partisi Genel Başkanı)

Alişah (f): Padişahlığı büyük olan hükümdar.

Alişan (f): Şan ve şerefi yüce olan, namı yüksek.
Alişan Satılmış (yazar)

Alişir (f): Arslan Ali.
Alişir Nevai (büyük edip-Nakşibendi büyüğü-devlet adamı)

Alpaslan: Korkusuz, yiğit, güçlü, kuvvetli.
Alparslan Türkeş (Türk Milliyetçiliği’nin siyasi lideri ‘başbuğ’)

Alper: Cesur asker, yiğit asker.
Alper Aksoy (yazar)

Alperen: Hem din adamı hem komutan olan yiğit.
Alperen Menderes (Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı)

Altemur: Demirin korlaşmış kırmızı hali.
Altemur Kılıç (yazar)

Amil: İşleyici, iş ve hareket adamı.
Amil Çelebioğlu (türkoloji profesörü)

Amir (a): İmar eden, emreden, komutan.
Amir Ateş (mevlidhan)

Ammar (a): Mamur eden, bir yeri bakımlı hale getiren.
Ammar bin Yaser (sahabe)

Amr (a): Uzun müddet yaşamak, uzun ömürlü olmak.
Amr bin As (sahabe)

Arslan (a): Güçlülük sembolü yiğit, cesur.
Arslan Tekin (gazeteci)

Aşkın: Aşmış, ileri, üstün, çok ziyade, faik, seçkin.
Aşkın Tuna (yazar)

Ata: Baba, dede, yaşlı ve tercübeli, bilgili adam.
Mehmet Ata (yazar-Nurullah Ataç’ın babası)

Atacan: Babacan hoşgürülü.
Ata Atacanof (Kazak romancı)

Atahan: Han soyundan gelen.

Atakan: Ata kanından gelen.
Atakan Çelik (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

Atalay: Tanınmış, ünü yaygın.
Atalay Şahinoğlu (İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı)

Ataullah (a): Allahın hediyesi, bahşişi, ihsanı, lütfu.
Ataullah Arvas (gazeteci)

Attar (a): Güzel koku satan, miskçi.
Ferüddin Attar (tasavvuf alimi)

Avşar: Çevik, ava meraklı.
Avşar Timuçin (eleştirmen)

Ayhan: Işıklı hükümdar.
Ayhan Işık (sinema oyuncusu)

Aykan: Kanı parlak ve canlı.

Aykut: Armağan, mükafat, ödül.
Aykut Edibali (Millet Partisi Genel Başkanı)

Aytekin: Ay gibi tek ve biricik olan, çok değerli.
Aytekin Karakaya (sinema oyuncusu)

Aytuna: Parlak suları olan tuna.

Aytimur: Ay gibi parlak demir.

Ayvaz: Eskiden konaklarda ayak işlerini gören uşak, Köroğlu’nun arkadaşı)
Ayvaz Gökdemir (Devlet Eski Bakanı)

B

Babacan: Cana yakın, güvenilir, kalender, olgun, anlayışlı.

Baha (a): Değer, kıymet, fiyat, güzellik, zariflik, üstünlük.
Baha Akşit (eski milletvekili)

Bahadır (f): Yiğit, cesur, kahraman, çengaver, dilaver.

Bahattin (a): Dinin değerlisi, üstünü, kıymetlisi.
Bahattin Karakoç (şair)

Behaullah (a): Allah katında değerli ve kıymetli olan.

Bala: Çocuk, yavru, küçük.

Baran (f): Yağmur. Baran Dural (akademisyen-yazar)

Barbaros: Kırmızı sakallı.
Barbaros Hayrettin Paşa

Barış: Sulh, kırgınlıkların uzlaşması.
Barış Manço (Türk Pop Müziği Sanatçısı)

Battal (a): Kahraman, cesur, çok büyük.
Battal Gazi (Anadolu fatihlerinden)

Batu: Güçlü, kudretli.
Batuhan Yaşar (televizyon muhabiri)

Bayhan: Zengin han.

Bayram: Sevinç ve eğlence günü.
Bayram Bilge Tokel (şair)

Bedir (a): Dolunay, ayın on dördü. Ayın ondördü gibi güzel.
Bedir Acar (yazar)

Bedirhan: Padişahın en iyisi, en güzel ve sevimlisi.

Bedreddin (a): Dinin sevimli zatı.
Bedrettin Dalan (İstanbul Eski Belediye Başkanı)

Behçet (a): Sevinçli, güler yüzlü, şirin.
Behçet Uz (Behçet hastalığını bulan Türk hekimi)

Behlül (a): Çok gülen, hayır sahibi, cömert.
Behlül Dal (sinema-yapımcı)

Behnan (f): İyi huylu, güler yüzlü, güleç, herkesçe sevilen.
Enver Behnan Şapolyo (yazar)

Behram (f): Merih yıldızı.
Ataol Behramoğlu (şair)

Behzat (f): Soyu güzel, doğuştan asil.
Behzat Ay (şair)

Bekir (a): Herşeyin evveli, ilk çocuk. Genç, taze.
Bekir Sıtkı Çobanzade (yazar)

Bektaş: Akran, eş, benzer.
Berkan: Şakıma, parıldama.

Berkem: Tahkim edilmiş [sağlamlaştırılmış] kale.
Özer Berkem (TGRT Eski Genel Müdürü)

Berkin: Güçlü, sağlam. Berkin Elvan

Bertan (f): Şafak yemişi.
Bertan Onaran (yazar-çevirmen)

Beyhan: Padişahların beyi, hükümdarların üstünü.

Beşer (a): İnsan.

Beşir (a): Müjdeleyen, iyi haber getiren.
Beşir Ayvazoğlu (yazar)

Bican (f): Cansız, ruhsuz, fedai.
Ahmet Bican Ercilasun (Türkiyat profesörü)

Bilal (a): Su, ıslaklık, ıslatan.
Bilal Arıoğlu (tv programcısı-yazar)

Bilgehan: Derin bilgi sahibi hakan.
Ahmet Bilgehan Arıkan (tasarımcı)

Bişr (a): Güler yüzlü.
Bişr-i Hafi (evliya)

Buğra: Yiğit, aslan.

Burak: Peygamber Efendimiz’in Miraç’ta bindiği at.
Burak Kut (şarkıcı)

Burhan (a): Delil, sağlam delil, hakkı batıldan, doğruyu eğriden ayıran.
Burhan Özfatura (İzmir Büyükşehir Eski Belediye Başkanı)

Burhaneddin (a): Dinin delili, hak yolu gösteren kimse.
Burhanettin Bigalı (Emekli General)

Bülent (f): Yüksek, yüce, uzun.
Bülent Ecevit (DSP Genel Başkanı-Başbakan)

Bünyamin: Hz. Yusufun öz kardeşi.
Bünyamin Ayaşi (evliya)

C

Cebbar: Kahredici, galip.

Cafer (a): Çay, dere, küçük akarsu.
Cafer Tayyar Sadıklar (Merkez Bankası Eski Başkanı)

Cabir (a): Cebreden, galip gelen, sağlam olan.
Cabir (cebiri bulan matematik bilgini)

Can (f): Ruh. Aziz, sevgili. Gönül. Hayat. Kuvvet, kudret.
Can Ataklı (gazeteci)

Candar (f): Silahlı asker.

Caner: Can dostu.

Canip (a): Yan, taraf, yön.
Ali Canip Yöntem (yazar)

Carullah (a): Allaha yakın olan, Allah dostu.
Musa Carullah (Tatar düşünürü)

Celal (a): Azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
Celal Esat Arseven (sanat tarihi profesörü)

Celaleddin (a): Dinin azametlisi, ulusu, büyüğü.
Celaleddin Harzemşah (Türk Sultanı)

Çelebi: Efendi, görgülü ve ince insan.
Asaf Halet Çelebi (şair)

Cem (f): Hükümdar, şah.
Cem Sökmen (yazar)

Cemal (a): Yüz güzelliği. Çirkinliği gideren, vakar sahibi olan.
Cemal Anadol (yazar)

Cemaleddin (a): Dinin güzeli, dinin cemali.
Cemalettin Cem Ertürk (gazeteci)

Cemali (a): Yüzü güzel olan, güzellik sahibi.

Cenap (a): Büyük, şerefli
Cenap Şehabettin (şair-yazar)

Cerrah (a): Yaralayan, ameliyat yapan, operatör doktor.

Cevat (a): Çok cömert, eli açık, çok çok ihsan eden.
Cevat Babuna (Tıp profesörü)

Cevdet (a): Güzel, kusursuz, cömert, büyük, olgun.
Cevdet Söztutan (yazar)

Cevheri (a): Cevher sahibi.
Cevheri (Divan Edebiyatı şairi)

Cezmi (a): Azimli, kararlı.
Cezmi Ersöz (yazar)

Cezzar (a): Kasap, can yakıcı, zalim, gaddar.
Engin Cezzar (tiyatro-sanatçı)

Cihat (a): Din uğrunda düşmanla savaşan.
Cihat Özönder (akademisyen)

Cihandar (f): Cihana hakim olan hükümdar.

Cihangir (f): Cihanın büyük bir bölümünü ele geçiren.
Cihangir Gaffari (sinema-oyuncu)

Civan (f): Genç, taze, delikanlı.
Celil Civan (yazar-eleştirmen)

Cihanşah (f): Dünyanın padişahı, cihanın hükümdarı.

Cumhur (a): Halk topluluğu.
Cumhur Ersümer (bakan)

Cübeyr (a): Küçük kahraman, küçük yiğit.

Cüneyt (a): Küçük asker, askercik.
Cüneyt Arkın (sinema oyuncusu)

D

Dahi (a): Üstün zekalı, son derece zeki, anlayışlı.

Dai (a): Dua eden, duacı, davet eden, hak dine çağıran.
Davud-u Tai (evliya)

Dana (f): Çok bilen, bilgili.
Behlül Dana (evliya)

Daniş (f): Bilgi, bilme, biliş, ilim.
Daniş Tunalıgil (şehit büyükelçi)

Danişmend (f): Bilgili, alim.
İsmail Hami Danişmend (yazar)

Daver (f): Doğru ve insaflı olan, adil hükümdar.
Abidin Daver (gazeteci)

Derviş (f): Allah için alçak gönüllüğü kabul eden.
Derviş Eroğlu (KKTC Cmhurbaşkanı)

Dilhan (f): İçten, gönülden söyleyen.
Dilhan Atasagun (Süleyman Demirel’in yeğeni)

Dilaver (f): Yiğit, yürekli, erkek.
Dilaver Cebeci (şair)

Doğan: Atılgan ve yiğit.
Doğan Avcıoğlu (Yön dergisi yönetmeni-yazar)

Durmuş: Son olması istenilen çocuklara verilen ad.
Durmuş Hocaoğlu (düşünür-yazar)

Dülger: Kapılanların kaba ağaç ve tahta işlerini yapan kimse, marangoz.

E

Ecehan: Hanların başı, hükümdarların reisi.

Ecmel (a): En güzel, en yakışıklı.
Ecmel Kutay (Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı)

Ecvet (a): En cömert, varını yoğunu dağıtan. En iyi olan.
Ecvet Güresin (gazeteci)

Edhem (a): Kara donlu ve yağız at.
Ethem Ruhi Fığlalı (rektör)

Efe: Batı anadolu yiğidi, kahraman, zeybeklere denir.
Efe Özal (işadamı)

Efendi: Terbiyeli, kibar, anlayışlı.

Efken (f): Atıcı, yıkıcı.
Efkan Efekan (sinema-oyuncu)

Eflah (a): Tamamıyle kurtulan, en çok talihe kavuşan.

Eflatun (a): Açık mor. Leylak ile erguvan arası bir renk.
Eflatun Cem Güney (yazar)

Egemen: Hakim.
Egemen Berköz (şair)

Ekmel (a): En olgun, en kamil, kusursuz, mükemmel.
Ekmeleddin İhsanoğlu (akademisyen)

Ekrem (a): Çok cömert, çok eli açık, iyiliksever, keremi lütfu çok olan, şeref sahibi.
Ekrem Hakkı Ayverdi (yazar-mimar)

Elvan (a): Renkli, renk renk.

Emced (a): Çok şerefli, pek onurlu ve haysiyet sahibi.

Emir (a): Bir kavmin, şehrin başı, reisi.
Emir Şekip Arslan (yazar-kanaat önderi)

Emre: Aşık, dost, büyük erkek kardeş. Beylerbeyi.
Emre Bölezoğlu (futbolcu)

Enbiya (a): Nebi.

Enes (a): İnsan.
Enes Reyhan (fotoğraf sanatçısı)

Engin: Çok geniş, uçsuz bucaksız, açık deniz, umman.

Enver (a): Çok nurlu, çok ışıklı, çok parlak, en güzel.
Enver Paşa (Osmanlı Harbiye Nazırı)

Ercan: Er canlı, korkusuz, yiğit.
Ercan Turgut (şarkıcı)

Ercümend (f): Muhterem, şerefli, itibarlı, haysiyetli.
Ercüment Ekrem Talu (gazeteci)

Erdal: Erken yeşeren dal, bir ağacın en kalın dalı.
Erdal İnönü (SHP Eski Genel Başkanı)

Erdem: Fazilet. İyilik etmede, kötülükten çekinmede kararlı.
Erdem Beyazıt (şair)

Erdoğan: Doğuştan yiğit.
Erdoğan Demirören (işadamı)

Ergun: Sert başlı, oynak ve hızlı giden at, terbiye görmemiş kısrak.
Ergun Göze (köşe yazarı)

Erhan: Yiğit hakan, kahraman hükümdar.
Erhan Erken (işadamı)

Erkam (a): Rakamlar, isimler.
Erkam (sahabe)

Erkan (a): Esaslar, direkler, reisler.
Erkan Ocaklı (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

Erkin: Bağımsız hareket eden.
Erkin Koray (pop müziği –sanatçı)

Erman: Arzusu, isteği olan.
Erman Toroğlu (spor yorumcusu)

Erol: Sözünde duran er.
Erol Özbilgen (yazar)

Ersin: İsteğine kavuşsun, muradına ersin.
Ersin Nazif Gürdoğan (akademisyen-yazar)

Ertan: Erken, gün doğma zamanı.
Ertan Yürek (milletvekili)

Ertuğrul: Temiz, yürekli, doğru insan.
Ertuğrul Gazi (Osman Gazi’nin babası)

Erva (a): Çok güzel, son derece cesur ve yiğit.

Esat (a): Çok uğurlu ve mutlu.
Esat Coşan (ilahiyat profesörü)

Esed (a): Arslan, gazanfer, cesur, kahraman.

Esved (a): Siyah, esmer.

Etem (a): Kusursuz, noksansız.

Evliya (a): Keramet sahibi, ermiş.
Evliya Parlak (milletvekili)

Evran: Baht, büyük yılan. Ölçülü, endamlı, yakışıklı.
Ahi Evran (evliya-esnaf piri)

Ezrak (a): Mavi, gök renkli. Su gibi saf ve temiz olan.

Eşfak (a): En çok şefkatli olan.
Kamil Eşfak Berki (şair)

Eşref (a): En çok şerefli, itibarı en çok yüksek olan.
Eşref Kolçak (sinema-oyuncu)


F

Fahreddin (a): Dinin büyüğü, dinde övülmeye layık.
Fahrettin Kırzıoğlu (akademisyen)

Falih (a): İsteğine kavuşan, başaran. Çiftçi.
Falih Rıfkı Atay (yazar)

Faris (a): Yiğit, mert, binici, at yetiştiricisi.

Faruk: Hakkı batıldan ayıran.
Faruk Kenç (sinema yönetmeni)

Fasih (a): Güzel, düzgün ve açık konuşan, iyi söz söyleme kabiliyetinde olan.

Fatih (a): Fetheden, zapteden, aşan.
Fatih Sultan Mehmet (Osmanlı Sultanı)

Fatin (a): Zeki, anlayışlı.
Fatin Rüştü Zorlu (eski bakan)

Faysal (a): Kesin hüküm ve karar sahibi. Keskin kılıç.
Faysal (Suudi Arabistan Eski Kralı)

Fazlı (a): İyilik, fazilet, erdem, lütuf.
İhsan Fazlıoğlu (akademisyen)

Fazlullah (a): Allahü tealanın lütfu, fazlı. Üstün ve değerli

Feda (a): Kurban olma, gözden çıkarma.

Fedai (a): Canını esirgemiyen, can vermeye hazır.
Kemal Fedai Coşkuner (yazar-yayıncı)

Feramuz: Şanlı, şerefli, ün kazanmış.

Feramuş (f): Unutma, hatırdan çıkma, unutulan.

Ferhan (a): Sevinçli, neşeli, ferahlı, şen, memnun.
Ferhan Şensoy (tiyatro oyuncusu)

Ferhat (f): Sevinç, neşe sahibi, galib, üstün.
Ferhat (Şirin’in sevgilisi)

Feridüddin (a): Dinin en üstün, din bakımından eşsiz ve benzersiz olan.
Feridüddin Atar (evliya)

Feridun (f): Tek, eşi ve benzeri olmıyan, kıymetli cevher.
Feridun Fazıl Tülbentçi (yazar)

Ferman (f): Emir. Padişahların tarafından verilen emir.
Ferman Karaçam (şair)

Ferruh (f): Uğurlu, kutlu, mübarek, yüzü nurlu, aydınlık.
Ferruh Bozbeyli (TBMM Eski Başkanı)

Fethullah (a): Allahın fethi müyesser kıldığı.
Fethullah Erbaş(milletvekili)

Fettah (a): Fetheden, her türlü müşkülleri kolaylaştıran.
Fettah Güventürk (işadamı)

Feyyaz (a): Feyz, bereket ve bolluk veren.
Feyyaz Kayacan (şair)

Feyzullah (a): Allahü tealanın feyzi.
Feyzullah Çınar (aşık)

Fuat (a): Kalp, yürek, gönül.
Fuat Bayramoğlu (yazar)

Fudayl (a): Faziletli, erdemli.
Fudayl bin Iyad (evliya)

Furkan (a): Vahiy, iyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren şey.
Furkan Doğan

Fuzuli (a): Fazla, anlamsız, yersiz, faziletli.
Fuzuli (Divan Edebiyatı Şairi)

Fadlullah: Allahın ihsanı, fazlı.

G

Gazanfer (a): İri arslan, korkusuz insan, yiğit, cesur, yürekli, kahraman.
Gazanfer Bilge (güreşçi-işadamı)

Gazi (a): Gaza eden, savaştan sağ ve muzaffer dönen, din uğrunda savaşan.
Gazi Yaşargil (beyin cerrahı)

Gevheri (f): Elmas gibi, pırlanta gibi temiz insan, asaletli, değerli, kuyumcu.
Gevheri (şair)

Gıyas (a): Yardım, yardım eden, bir şeyin aslına ulaşma.

Gıyaseddin (a): Dinin yardımcısı, dinin yayılmasına yardımı dokunun zat.
Gıyasattin Karaca (milletvekili)

Giray: Kırım hanı. Müstehak, layık.
Giray Bulak (teknik direktör-futbol)

Gizay: Gizli olan.

Gökdal: Yeşil dal.

Göker: Havacı.
Yurdagün Göker (karikatür sanatçısı)

Gökmen: Mavi gözlü, sarışın.
Gökmen Özdenak (futbol yorumcusu)

Gökmete: Mavi gözlü mete.

Gülbay: Gösterişli gül.

Gürbüz: Toplu, güçlü dinç erkek. Gösterişli delikanlı.
Gürbüz Azak (yazar-ressam)

Gürhan: Hanlar topluluğu.

Gürkan: Delikanlı.
Gürkan Uygun (Memati-sinema oyuncusu)


H
Habbab (a): Seven, sevgili, dost.

Habil: Yumuşak ve temiz huylu. [Hz. Ademin oğlu.]

Hacib (a): Kapıcı, kapıcı başı.

Hacı (a): Hacca giden, kabeyi ziyaret eden.
Hacı Taşan (aşık)

Hafi (a): Güleryüzlü, çok ikramcı, gizli.
Bişr-i Hafi (evliya)

Hafid (a): Torun.

Hakan: Türk hükümdarı.
Hakan Kırımlı (akademisyen)

Hakem (a): Hüküm veren, haklı ve haksızın ayrılmasında aracılık eden.

Haki (a): Hikaye eden, anlatan.

Hakkı (a): Doğru olan, irfan sahibi, insaflı.
Hakkı Bulut (şarkıcı)

Haldun (a): Devamlı, sürekli, yaşlanıp ihtiyarlamayan.
Haldun Taner (tiyatro-yazar)

Halet (a): Durum, takdir.
Asaf Halet Çelebi (şair)

Halife (a): Birinin yerine geçen kimse.
Halife Kızılayak (evliya)

Halil (a): Dost, sevgili, samimi dost, içten arkadaş.
Halil Mutlu (şampiyon halterci)

Haluk (a): İyi ve güzel huylu, geçim ehli, İslam’a yakışır.
Haluk Karamağaralı (sanat tarihçisi)

Hamdullah (a): Allahü tealaya hamdeden.
Hamdullah Suphi Tanrıöver (yazar-hatip)

Hamza (a): Arslan, heybetli, azametli.
Hamza Yerlikaya (şampiyon güreşçi)

Han: Devlet reisi, hakan veya hakana bağlı hükümdar.

Hanefi (a): İstikamet üzere olan, Hanefi mezhebinden.
Hanefi Bostan (eğitimci)

Hani (a): Yumuşaklık ve vekar sahibi.

Hasan (a): Güzel, iyi, hoş.
Hazreti Hasan (Peygamber Efendimiz’in torunu)

Haseki (a): Hükümdarların hizmetlerine tahsis edilen.

Hasibi (a): Cömert, hayırhah.

Hasin (a): Kuvvetli, metin, sağlam, muhafaza eden.

Hassan (a): Çok çok güzel, iyiliği hoşgörülüğü çok olan.
Hassan bin Sabit (sahabe-şair)

Hatem (a): Mühür, üstü mühürlü yüzük, son, en son.

Hattab (a): Çok güzel söz söyleyen, en güzel konuşan, vaz ve nasihatı berecen. Oduncu.

Hatip (a): Hitabeden, güzel söz söyleyen.
Hatip Dicle (siyasetçi)

Hayali (a): Hayal eden, gerçeklerden uzak olan.
Hayali Küçükali (Karagöz Sanatçısı)

Haydar (a): Arslan. Cesur, yiğit, kahraman.
Ali Haydar Haksal (yazar)

Hayrani (a): Hayran olan.
Hayrani Altıntaş (akademisyen)

Hayreddin (a): Dinin hayırlısı.
Barbaros Hayrettin Paşa

Hazım (a): ihtiyatlı, basiretli, gözü açık, hazımlı.
Hazım Başer (gazeteci)

Haşim (a): Ezen, parçalayan. Hürmet ve ikram eden.
Haşim Kılıç (Anayasa Mahkemesi Başkanı)

Haşmeddin (a): Dinin büyüğü, heybetlisi, dinin haşmeti.

Haşmet (a): Heybet ve ihtişam sahibi. Tevazu gösteren.
Haşmet Babaoğlu (yazar)

Hızır (a): Yeşil. Hıdır da denir.
Hızır Aleyhisselam

Hicabi (a): Mahcup, utangaç, hayalı, edepli, terbiyeli, perdeli, namuslu, iffetli.

Hilmi (a): Yumuşak huylu, sabırlı, vakarlı, sakin.
Hilmi Oflaz (dava adamı)

Himmet (a): Lütuf, gayret. Bütün kuvvetiyle mukaddes değerlere bağlanan. Bir evliyanın, tasarrufu ile birisini koruması, yardım etmesi.
Himmet Karazeybek (hekim)

Hişam (a): Haya eden, utanan.

Hud (a): Büyük, çok hürmet eden.
Hazreti Hud (peygamber)

Hulusi (a): Halis, saf, samimi, candan, içi temiz.
Hulusi Sayın (emekli general)

Hurşit (f): Güneş, afitab, hur, mihr, şemse.
Hurşit Güneş (siyaset adamı)

Huzeyfe (a): Küçük testici, çömlekçi çırağı.

Hüccet (a): Senet, vesika, delil.

Hüdavendigar (f): Hükümdar, sultan, amir, hakim.
Hüdavendigar Onur (yazar)

Hüdaverdi (f): Allahın hediyesi.
Hüdaverdi Yavuz (yönetmen)

Hüdayi (f): Hüdanın kulu.

Hümayun (f): Mübarek, mutlu, padişaha olan.

Hüsameddin (a): Dinin keskin kılıcı.
Hüsameddin Çelebi (gazeteci)

Hüseyin (a): Küçük güzel, küçük sevgili.
Hüseyin Avni Ulaş (milletvekili)

Hüsrev (f): Padişah, hükümdar, sultan.
Hüsrev Subaşı (hattat)


İ
İhsan (a): Hakkından fazlasını veren.
İhsan Uzungüngör (yazar)

İhvan (a): Sadık, samimi, candan dostlar.

İkrime (a): Kerem sahibi, cömertlik yapan.
İkrime (sahabe)

İlhami (a): İlham sahibi, kalbine ilahi düşünce doğan.
İlhami Atalay (ressam)

İlhan: Hükümdar, hakan.
İlhan Cavcav (Gençlerbirliği Başkanı)

İlker: İlk erkek çocuk.
İlker Alp (akademisyen)

İmadeddin (a): Din direği, devleti ayakta tutan.
İmadeddin Zengi (Musul Atabegi)

İmam (a): Nümune, rehber, önder, başkan.

İmdat (a): Yardım.

İnayetullah (a): Allahın lütfu, ihsanı.

İshak (İb): İbranice gülen, neşelenen.
İshak Paşa

İskender (a): Doğuya ve batıya hakim olduğu için Zülkarneyn denilen zat.
İskender Pala (yazar)

İslam (a): Müslümanlık, Hakka teslimiyet, itaat ve inkıyat, birbirinin iyiliğini isteme.
İslam Gemici (yazar-yönetmen)

İsmail (İb): Allahü tealaya çok ibadet eden.
İsmail Dervişoğlu (yazar)

İzzet (a): Değer, şeref, kudret, hürmet ve ikram sahibi.
İzzet Altınmeşe (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

İşcan: İş yapmayı seven, çalışkan kimse.
Haşim İşcan (belediye başkanı)


K
Kaan: Kağan. Hanların hanı, şahinşah.
Ramazan Kaan Kurt (yazar)

Kabil (a): Kabul eden, istidatlı, önde ve ileride olan.
İhsan Kabil (sinema eleştirmeni)

Kadem (a): Ayak, adım.

Kadir (a): Tükenmez güç ve kudret sahibi.
Kadir İnanır (sinema sanatçısı)

Kadı (a): Hüküm, karar ve hakimlik.
Kadı Burhaneddin (şair-sultan)

Kahraman (f): Yiğit, cesur, bahadır.
Kahraman Bapçup (gazeteci)

Kaid (a): Rehber, kumandan, reis.

Kalender (f): Dünyadan el etek çekip boş dolaşan derviş.

Kamer: Ay.
Kamer Genç (Tunceli Milletvekili)

Kamran (f): İsteğine kavuşmuş, mutlu, bahtiyar.
Kamran İnan (milletvekili)

Kasım (a): Taksim eden, bölen, dağıtan, bahşeden.
Kasım Gülek (milletvekili)

Kays (a): Sıkıntı, kıtlık, mağrur tavır.
Kays (Leyla’ya aşık olan Mecnun)

Kayyim: Görüp gözeten.

Kazım (a): Öfkesini, gazabını Allah rızası için yenen.
Kazım Kartal (sinema oyuncusu)

Kemal (a): Olgunluk, bilgi ve fazilet sahibi.
Mustafa Kemal Atatürk (Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu)

Kemaleddin (a): Dinin olgun kişisi.
Kemaleddin Keçeci (yayıncı)

Keramettin (a): Dinin kerameti.
Keramettin Aşmaz (Yeni Çağ editör)

Keramet (a): Kerem, ihsan, evliyada görülen harika.

Kerami (a): Soylu, şerefli.
Raşit Kerami (Lübnanlı siyaset adamı)

Kerem (a): Asalet, izzet ve şeref sahibi. Cömert, eli açık.
Kerem Alışık (sinema oyuncusu)

Keremşah (f): Çok cömert, çok eli açık, çok suylu.

Kerim: Çok cömert, çok şerefli.
Kerim Tekin (şarkıcı)

Keşşaf (a): Keşfeden, sırları çözen, gizlileri açığa çakıran.

Kılıç: İki yüzü keskin eski bir silah.

Kıymet (a): Değer, baha, bedel, onur, itibar, makbul oluş.

Kiram (a): Soyu temiz olanlar, şerefli ve cömert olanlar.

Korkut: Büyük dolu tanesi.
Korkut Özal (eski bakan)

Kuddusi (a): Mukaddes, ulvi, pak.

Kutman: Hayırlı.
Perran Kutman (sinema oyuncusu)

Kutbuddin (a): Dinin kutbu, dinin ulusu.
Kutbuddin-i İzniki (evliya)


L

Lala: Çocuğun eğitimiyle görevlendirilen bakıcı.
Lala Mustafa Paşa (Osmanlı Devlet Adamı)

Levent (f): Boylu boslu, yakışıklı, çevik, sıhhatli, yiğit.
Levent İnanır (sinema oyuncusu)

Levni (a): Renkli, boyalı.
Levni (minyatür sanatçısı)

M

Macit: Yüce ve şerefli.

Mahdum (a): Hizmet edilen, evlat.
Mahdumkulu (şair)

Mahmut (a): Övülmüş, medhedilmiş, sena edilmiş.
Mahmut Yesari (romancı-yazar)

Mahmur (a): Sarhoş, uykulu, baygın gözlü.

Mansur: Zafere kavuşmuş.
Mansur Yavaş (siyaset adamı)


Masum: Suçsuz, günahsız.
Masum Türker (siyaset adamı)

Mazhar (a): Nail olan, şereflenen, bir iyiliğe kavuşan.
Mazhar Usman (psikiyatr)

Memun (a): Korkusuz, tehlikesiz, sağlam, emin.
Memun (Abbasi halifesi)

Mecdeddin (a): Dinin büyüğü.

Mecnun (a): Deli, divane, delice seven.
Mecnun Odyakmaz (Sivasspor Başkanı)

Medeni (a): Kentli, şehirli, görgülü.
Medeni Berk (siyaset adamı)

Mehdi: Hidayet eden, doğru yola ileten.
Mehdi Ergüzel (eleştirmen)

Mekki: Mekkeli.
Ahmet Mekki Üçışık (müftü)

Merhum: Rahmetle bezenmiş.

Mert (f): Sözünün eri, yiğit, bahadır.

Mestan (f): Mest olmuş, bayılmış.

Mesut: Mutlu.
Mesut Yılmaz (ANAP Genel Başkanı Eski Başbakan)

Metin: Sağlam, özü ve sözü doğru, itimat edilir.
Metin Şentürk (şarkıcı)

Mevlana (a): Efendimiz, sahibimiz.
Hazreti Mevlana (evliya)

Mir (f): Amir, kumandan, bey, vali, hükümdar.
Mir Dengir Mehmet Fırat (işadamı)

Miraç (a): Merdiven, yükselen, yükseklere çıkan kimse.
Miraç Serhendli (yazar)

Mirkelam: Kibar konuşan, hoş sohbet, sohbet adamı.
Mirkelam (şarkıcı)

Mirza (f): Hükümdar soyundan gelen, beyzade.
Mirza Feth Ali Ahundzade (yazar)

Mithat (a): Medhetme, övme.
Mithat Cemal Kuntay (yazar)

Muallim: Öğretici.
Muallim Naci (yazar)

Muammer (a): Uzun ömürlü, ömür süren, yaşayan, talihli.
Muammer Kaddafi (Libya lideri)

Muaz (a): Sığınan, korunan, sarılan.
Muaz bin Cebel

Muhammed (a): Yerde ve gökte çok övülen, Allahü tealanın ve büyük varlıkların medhine mazhar olan. Cenab-ı Hakkın habibi, gelmiş ve gelecek bütün varılkların, her bakımından en üstünü, alemlere rahmet olarak gönderilen iki cihanın efendisi son peygamber.
Hazreti Muhammad (s.a.v)

Muharrem (a): Haram kılınmış, dinen yasak edilmiş.
Muharrem Ertaş (Neşet Ertaş’ı babası-aşık)

Muhibbüddin (a): Dini seven, dindar.

Muhtar (a): Seçilmiş, seçkin.
Muhtar Tevfikoğlu (yazar)

Muhterem (a): Saygıdeğer, sayın, kıymetli, şerefli.
Muhterem Yüceyılmaz (yazar)

Muhteşem (a): Görkemli, göz kamaştıracak büyüklükte, güzellikte olan.

Muhyiddin (a): Dini ihya canlandıran.
Muhyiddin Mutlu (milletvekili)

Mukteda: Peşinden gidilen, uyulan.

Muktedi (a): İktida eden, tabi olan, uyan.

Muktedir (a): iktidarlı, gücü yeten.

Muktefi (a): İktifa eden, izinden takib eden, örnek tutan, birine uyan.

Murat (a):Arzu, istek, istenilen.
Murat Çobanoğlu (aşık)

Murtaza (a): Razı olunan, beğenilen, seçkin.
Murtaza Karaçanta (belediye başkanı)

Mus’ab (a): Güçlü, dayanıklı, zorlu.
Musab bin Umeyr

Muslih (a): Islah eden, düzelten.

Mustafa (a): Saf hale getirilmiş, süzülmüş, güzide. Çok arınmış.
Mustafa Çetin (akademisyen)

Mutahhar (a): Temizlenmiş, mübarek.

Mutasım (a): Günahtan çekinen, eliyle tutan, yapışan.
Mutasım (halife)

Muteber (a): Kadri bilinen, kıymeti takdir edilen.

Mutemed (a): Kendisine itimat edilen, güvenilen.

Muti: Hakka itaat eden.

Mutlu: Halinden, memnun, mesut, bahtiyar.
Mutlu Menderes (milletvekili)

Muttalib (a): Taleb eden, isteyen.

Muzaffer: Zafer kazanan, üstün olan.
Muzaffer Sarısözen (Türk Halk Müziği Şef)

Mübarek: Uğurlu, hayırlı, bereketli, feyzli.
Hüsnü Mübarek (Mısır Devlet Başkanı)

Mübeşşir (a): Müjdeci, hayırlı haber verip sevindiren.

Mücteba (a): Seçilmiş, seçkin, kıymetli.
Mücteba Uğur (akademisyen)

Müjdat (f): İyi haber, müjdeli haber.
Müjdat Gezen (tiyatro sanatçısı)

Mükerrem (a): Şerefli, muhterem, hürmete erişmiş.
Mükerrem Kemertaş (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

Müktefi: İktifa eden.

Mülayim (a): Yumuşak huyl, medenice hareket eden.
Selçuk Mülayim (sanat tarihi profesör)

Mümtaz (a): İmtiyazlı, üstün tutulmuş, seçkin, seçilmiş.
Mümtaz Turhan (sosyolog)

Münir: Nurlandıran, aydınlatan.
Münir Nurettin Selçuk (besteci)

Müren: Akarsu, nehir, ırmak.
Zeki Müren

Mürsel (a): Gönderilmiş, yollanmış, nebi.

Müstakim: Doğru yolda olan.
Müstakimzade Süleyman Efendi

Müşir (a): İşaret eden, yol gösteren, mareşal.

Müşavir: Kendisine danışılan.

Müzdad (a): Artmış, çoğalmış, uzun.

N
Nabi (a): Haberci, haber veren.
Nabi Avcı (bakan)

Nasreddin (a): Dine yardım eden.
Nasreddin Hoca (Türk Bilgesi)

Nasrullah (a): Allahü tealanın yardımı.
Nasrullah Ayan (işadamı)

Nebi (a): Haberci, haber getiren, peygamber.
Nebi Hezri (şair)

Necat (a): Kurtuluş, selamet.
Necat Çavuş (şair)

Necati (a): Kurtulan, selamete eren.
Mustafa Necati Özfatura (dış politika yazarı)

Neccar (a): Dülger, marangoz, doğramacı.

Necdet (a): Kahraman, yiğit, efe.
Ahmet Necdet Sezer (cumhurbaşkanı)

Necih (a): Başarılı, galip, muzaffer.

Necmeddin (a): Dinin yıldızı.
Necmettin Erbakan (Saadet Partisi Eski Genel Başkanı)

Nefi (a): Kazançlı, karlı.
Nefi Demirci (doktor)

Nejat (f): Soy nesil, nesep, tabiat.
Nejat Uygur (tiyatro-oyuncu)

Nesim (a): Hoş ve mülayim.
Nesim Malki (banker)

Neşat (a): Sevinç, neşe, keyif.

Neşet (a) Yetişen, ileri gelen, doğan.
Neşet Ertaş (Türk Halk Müziği-besteci)

Nevfel (a): Deniz, derya.
Nevfel Şahin (milletvekili)

Nevzat (f): Yeni doğmuş çocuk.
Nevzat Yalçıntaş (akademisyen)

Nihat (f): Tabiat, huy, yaratılış, bünye, karetker.
Nihat Genç (yazar)

Nijat (f): Soy.
Nijat Özön (sinema-eleştirmen)

Nimetullah (a): Allahın lutfu, ihsanı.
Nimetullah Hafız (yazar)

Niyazi (f): Yalvaran, yakaran, niyaz eden, dua eden.
Niyazi Yıldım Gençosmanoğlu (şair)

Nizam (a): Düzen, usul, tertip, yol, kaide, sıra, dizi.
Nizamülmülk (Selçuklu veziri)

Nizamettin (a): Dinin nizamı, düzeni.
Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu (gazeteci)

Nuaym (a): Hayat güzelliği, refah.

Nuh (a): Rahat, ağlayan, inleyen.
Nuh Albayrak (gazeteci)

Numan (a): Refah, konfor.
Numan Menemencioğlu (Dışişleri Eski Bakanı)

Nurettin (a): Dinin nuru.
Nurettin Topçu (düşünür)

Nurullah (a): Allahın nuru.
Nurullah Ataç (eleştirmen)

Nusret (a): Yardım, başarı, üstünlük, zafer, galebe, fetih.
Nusret Özcan (yazar)

Nüzhet (a): Neşe, sevinç, eğelence, temizlik, ferahlık.
Nüzhet Kandemir (büyükelçi)

Natık: Hikmetli konuşan, nutuk veren.
Natuk Baytan (sinema-yönetmen)

Nur: Işık, aydınlık.

O

Oğuz: Doğru, sağlam, güçlü, genç.
Oğuz Kağan

Oğuzhan: Oğuzların hükümdarı.
Oğuzhan Asiltürk (eski milletvekili)

Okan: Anlayışlı, kavrayışlı.
Okan Uysaler (sinema-yönetmen)

Oktay: Hiddetli, kızgın, sinirli.
Oktay Öksüzoğlu (şair-yazar)

Onur (t): Şeref, izzetinefs.
Onur Güntürkün (akademisyen)

Orhan: Şehrin hakimi.
Orhan Hakalmaz (Türk Halk Müziği-sanatçı)

Osman (a): Peygamberimizin damadı, 3. halifenin adı.
Osman Durmuş (Sağlık Eski Bakanı)

Ozan: Halk şairi, geveze.
Ozan Orhon (şarkıcı)

Ö

Ömer (a): Diri, canlı, yaşayan hayat süren. İkinci halife.
Ömer Öztürkmen (yazar)

Önder: Lider, şef, reis.

Özer (t): Özü er, yiğit.
Özer Çiller (Tansu Çiller’in eşi)

Özhan (t): Padişah soyundan gelen.
Özhan Eren (besteci)

Özkan (t): Temiz kanlı, soylu kandan olan.
Özkan Yorgancıoğlu (KKTC Başbakanı)

P

Pertev (f): Parlak, ışık.
Pertev Naili Boratav (Halkbilimi Profesörü)

Peyami (f): Haberci.
Peyami Safa (yazar)

Poyraz: Kuzey doğudan esen soğuk, yel.

R

Reşid: Akıllı, olgun, iyi yola götürücü.
Reşid Saffet Atabinen

Raci (a): Rica eden, yalvaran, ümitli, dileyen.
Raci Şaşmaz (senaryo yazarı)

Racih (a): Tercih edilen.

Rafet (a): Merhamet etme, acıma, esirgeme.
Rafet Çuparov (Kırım Milli Tatar Meclisi Başkanı)

Rahim: Müminleri çok seven, acıyan.
Rahim Er (yazar)

Ramazan (a): Çok sıcak olan, yakan, günahları yakan.
Ramazan Mirzaoğlu (bakan)

Ramiz (a): İşaret koyan, işaretle konuşan.
Ramiz Ongun (Ülkü Ocakları Eski Başkanı)

Rauf (a): Pek esirgeyen, çok merhamet eden.
Rauf Denktaş (KKTC Cumhurbaşkanı)

Razi: Kabul eden, hoşnut olan.
Fahreddin Razi (tefsir alimi)

Recai (a): Rica eden, dua eden, Allahü tealaya yalvaran.
Recai Kutan (Fazilet Partisi Genel Başkanı)

Recep (a): Mübarek, muazzam, muhterem; kıymetli.
Recep Yazıcıoğlu (vali)

Refiuddin (a): Dinin yükseği.

Reha (f): Kurtuluş, halas.
Reha Oğuz Türkkan (yazar)

Reis (f): Baş, başkan.

Resul (a): Yeni bir kitap ile gönderilen peygamber, elçi.
Resul İzmirli (yazar-danışman)

Reşat (a): Hak yolunda yürüme, doğru yol.
Reşat Şüphesiz (gazeteci)

Reşit (a): akıllı, iyi ve olgun.
Reşit Rahmeti Arat (akademisyen)

Rifat (a): Yükseklik, yücelik, büyük rütbe.
Rifat Börekçi (Diyanet İşleri Eski Başkanı)

Rüçhan (a): Üstünlük, üstün olma.
Rüçhan Adlı (işadamı)

Rükneddin (a): Dinin temel direği.

Rıdvan (a): Razı, memnun. Cennetin kapısındaki melek.
Rıdvan Dilmen (futbol-teknik direktör)

Rıza (a): Kadere razı olan. Tasavvufta iradenin yok edilmesiyle elde edilen makam.
Rıza Çalımbay (futbol-teknik direktör)

S

Sabir: Sabreden, güçlüklere dayanan.
Sabir (Azeri şair)

Sadettin (a): Dinin mübarek kişisi.
Sadettin Kaplan (yazar)

Sadreddin (a): Dinin önderi, lideri.
Sadreddin Yüksel (din adamı)

Sadullah: Allahın mübarek kulu.
Sadullah Usumi (gazeteci-eski milletvekili)

Sadun (a): Uğurlu olan, uğur getiren.
Sadun Tanju (yazar)

Safa (a): Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen.
Safa Önal (sinema-senarist)

Saffet (a): Saf, halis, temiz. Hile ve dubaradan uzak olan.
Saffet Arıkan Bedük (milletvekili)

Safiyyuddin (a): Dinde temiz kimse.

Safvan (a): Saf, halis.

Said: Mutlu.
Said-i Nursi (kelam alimi)

Sakıp (a):Tesirli, parlak, delip geçen.
Sakıp Sabancı (işadamı)

Selahattin (a): Dine bağlı, dini düzgün.
Selahattin Eyyubi (komutan)

Salih: İyi ve güzel huylu.
Salih Mirzabeyoğlu (şair-yazar-düşünür)

Saman (f): Servet sahibi, zengin, rahat, dinç, düzenli.

Sancar (t): Saplar.

Sebati (a): Sabırlı, kararlı.
Sebati Ataman (DP milletvekili)

Sedat (a): Doğru ve haklı olan.
Sedat Bucak (milletvekili)

Selam (a): Barış, rahatlık, sonu hayırlı ve iyi çıkma.

Selami (a): Barış, huzur ve selamet sahibi.
Selami Şahin (şarkıcı)

Selçuk: Sel gibi akan.
Selçuk Bey (Selçuklu Devleti kurucusu)

Selman (a): Barışçı, sulhçu.
Selman-ı Farisi (sahabe)

Serdar (f): Asker başı, kumandan, komutan, reis.
Serdar Gökhan (sinema oyuncusu)

Serhat (f): Sınır boyundaki asker.
Serhat Kabaklı (şair)

Sertaç (f): Başa konan taç.
Sertaç Kayserilioğlu (doktor)

Server (f): Baş, reis, seyyid, bir topluluğun ileri geleni.
Server Bedii (Peyami Safa’nın müstear ismi)

Sevban (a): Elbiseli, giyinmiş, kuşanmış.

Seyfettin (a): Dinin kılıcı, dinin askeri.
Seyfettin Tomakin (Türk Halt Müziği Sanatçısı)

Seyfi (a): Kılıç kuşanmış, asker.
Seyfi Demirsoy (sendikacı)

Seyfullah (a): Allahın kılıcı, askeri.
Seyfullah Türksoy (gazeteci)

Seyhan (a): Çizgili elbise. Akarsu.

Seymen: Çiftlik bekçisi.

Seyyit (a): Efendi, bey, Hz.Hüseyinin soyundan gelen.
Seyyit Bey (hukukçu)

Sezai (f): Layık, uygun, münasib.
Sezai Karakoç (şair-düşünür)

Sezgin: Sezen sezici, duygulu, hassas.
Sezgin Tanrıkulu (milletvekili)

Sinan (a): Mızrak, süngü.
Sinan Oğan (milletvekili)

Sirac (a): Lamba, ışık, güneş, ay.

Siraceddin (a): Dinin kandili.

Siyami (a): Oruçlu, kendini kötülüklerden men eden.
Siyami Ersek (cerrah)

Soner: Bir işte son yardımı yapan.Son olması istenen.
Soner Yalçın (yazar)

Suheyb (a): Arkadaşcık, küçük arkadaş.

Sunullah (a): Allahın kudreti, meydana getirdiği varlığı.
Sunullah Arısoy (yazar)

Süha: Yıldız adı.
Süha Tanık (milletvekili)

Süreyya (a): Yıldız topluluğu.
Süreyya Ciliv (yönetici)

Süruri (a): Sevinçli, neşeli.
Süruri Baykal (milletvekili)



Ş

Şaban (a): Aralık, fasıla.
Şaban Abak (yazar)

Şabi (a): Cemaat ehli.

Şadan (f): Sevinçli, keyifli, neşeli, bahtiyar.
Şadan Tuzcu (milletvekili)

Şahap (a): Alev, ateş parçası, akan yıldız.
Şahap Kocatopçu (işadamı)

Şahin (f): Kısa ve kanca gagalı kuş.
Şahin Uçar (akademisyen-yazar)

Şahbaz (f): Bir cins akdoğan.

Şahinalp: Şahin gibi yiğit.

Şahsuvar (f): Usta binici, çok iyi ata binen.
Lütfi Şahsuvaroğlu (şair-yazar)

Şafi: Şefaat edici.
İmam-ı Şafii (fıkıh alimi)

Şakir: Şükredici.
Şakir Süter (gazeteci)

Şecaeddin (a): Dinin kahramanı, dinin yiğidi.

Şehlevent (f): Uzun boylu, yakışıklı genç.

Şekip (f): Sabırlı, tahammüllü.
Şekip Ayhan Özışık (besteci)

Şems: Güneş.
Şems (Hz.Mevlana’nın hocası)

Şemseddin (a): Dinin güneşi.
Şemseddin Günaltay (Başbakan)

Şemsi (a): Güneş gibi parlıyan.
Şemsi Denizer (sendikacı)

Şener (t): Neşeli, şen erkek.
Şener Akyol (hukuk-profesör)

Şerafettin (a): Dinin şereflisi.
Şerafettin Yılmaz (avukat)

Şeref (a): Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara sahip olmak.
Şeref Oğuz (gazeteci)

Şevket (a): Büyüklük, kudret ve kuvvetten doğan haşmet.
Şevket Altuğ (sinema-oyuncu)

Şeyban (a): Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.

Şihab (a): Cesur, parlak yıldız, kıvılcım.

Şehabettin (a): Dinin parlak yaldızı.
Şehabettin Harput (vali)

Şinasi (f): Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.
Şinasi (yazar)


T

Taha: Kur’an-ı kerimdeki rümuz ismi.
Taha Akyol (yazar)

Tahir: Çok temiz.
Tahir Kudsi Makal (yazar)

Taki: Haramlardan kaçınan.

Tayyip: Helal, temiz, güzel, hoş.
Tayyip Okiç (akademisyen)

Taceddin (a): Dinin tacı.
Tacettin Şimşek (şair)

Taci (a): Tacı olan.
Taci Öcal (gazeteci)

Tahsin (a): Kale gibi sağlamlaştırma. İyilik eden.
Tahsin Ünal (tarihçi-yazar)

Taib (a): Tevbe eden, pişman olan.

Taki (a): Günahtan kaçınan, dinine bağlı.

Takiyeddin (a): Dinine bağlı, günahtan kaçan.
Takiyyeddin Müngüşoğlu(profesör)

Talat (a): Yüz, surat, çehre, dindar.
Talat Paşa (İttihat ve Terakki Kurucusu)

Talha (a): Bir zamk ağacı.
Talha (sahabe)

Tamer: Tam erkek.
Tamer Yiğit (sineme-oyuncu)

Taner: Şafak gibi canlı erkek.
Ahmet Taner Kışlalı (eski bakan)

Tanju: Çinlilerin Türk imparatorlarına verdikleri isim.
Tanju Çolak (futbolcu)

Tarkan: Dağınık, perişan.
Tarkan (şarkıcı)

Tarık (a): Sabah yıldızı, zühal yıldızı, parlak yıldız.
Tarık Akan (sinema oyuncusu)

Tayfun (Çince): Korkunç fırtına, rüzgar.
Tayfun Atmaca (gazeteci)

Tayfur: Uçan, yükselen. Hz. Bayezid-i Bistaminin ünvanı.
Tayfur Sökmen (Hatay Cumhurbaşkanı)

Taylan: Uzun boylu.
Taylan Sorgun (gazeteci)

Tayyar (a): Uçan, uçucu uçma kabiliyeti olan.
Tayyar Altıkulaç (Diyanat İşleri Eski Başkanı)

Tekin: Uğurlu, hayırlı.
Tekin Akmansoy (yazar-oyuncu)

Temel: Asıl, esas.
Temel Karamollaoğlu (milletvekili)

Tevfik (a): Uygun getirme, Allahın yardımına kavuşma.
Tevfik Yener (gazeteci)

Timur: Demir gibi sağlam.
Timur Han (Türk Sultanı)

Timurtaş: Demir ve taş gibi sağlam.
Timurtaş Uçar (vaiz)

Tufan (a): Afet, felaket, çok şiddetli yağmur.
Tufan Türenç (gazeteci)

Tuğrul (t): Gagası ve pençesi güçlü kuş.
Tuğrul Şan (Türk Halk Müziği-sanatçı)

Tuğtekin (t): Uğurlu tuğ.

Turan: Cesur atılgan, yiğit.
Turan Alptekin (akademisyen)

Turanşah: Cesur Türk hükümdarı.
Turanşah (Türk Sultanı)

Turgay: Küçük kuş, sığırcık.
Turgay Şeren (spor yazarı)

Turgut: Belde, yerleşme merkezi, mesken, konut.
Turgut Özal (cumhurbaşkanı)

Turgutalp (t): Kahraman turgut.

Turhan (t): Tuğrası olan padişah.
Turhan Esener (akademisyen)


U

Ubade (a): Kul, köle.

Ubeydullah (a): Kulcağız, kölecik.

Uğuralp (a): Uğurlu yiğit, kahraman.

Uluğbey (a): Büyük bey.
Uluğ Bey (emir)

Ü

Ünal (t): Ünlü, namlı.
Ünal Tanık (gazeteci)

Üsame (a): Bir arslan cinsi.

V

Vahap (a): Vehhabın bozulmuş şekli. Çok hibe eden, ihsan eden.
Vahap Kabahasanoğlu (yazar)

Vahideddin (a): Dinin tek ve eşsiz siması.
Vahidettin Han (Son Osmanıl Padişahı)

Vakkas (a): Savaşçı, okçu.

Vakur (a): Ağırbaşlı, temkinli.
Vakur Kaya (gazeteci)

Vala (f): Yüksek, yüce.
Vala Nurettin (yazar)

Varol (t): Çok yaşa.

Vecdi (a): İlahi aşka dalan, vecde gelen, kendinden geçen.
Vecdi Gönül (Sayıştay Eski Başkanı-milletvekili)

Vecihi (a): Bir kavmin büyüğü.
Vecihi Hürkuş (pilot)

Vedat (a): Sevme, sevgi, dostluk
Vedat Tek (mimar)

Vefa (a): Sözde durma, sevgi ve dostluğu sürdürme.
Vefa Küçük (işadamı)

Veliyyullah (a): Allahın velisi, dostu.

Veliyyüddin (a):Dinine bağlı, dinin velisi.
Veliyyüddin Efendi (şeyhülislam)

Veysi (a): Fakir, yoksul.
Veysi Erken (akademisyen)

Veysel (a): Üveys.
Veysel Karani (tabiin)

Y

Yahya (a): Canlı, hayat süren.
Yahya Kemal Beyatlı (şair-düşünür)

Yalçın (t): Çıplak, sarp, dik.
Yalçın Özer (gazeteci)

Yasin (a): Bir sure.
Yasin Hatipoğlu (milletvekili)

Yaşar (t): Hayatta, canlı.
Yaşar Reyhani (aşık)

Yaver (f): Yardım edici, imdada koşan.

Yavuz: Yaman, korkusuz.
Yavuz Bülent Bakiler (şair-yazar)

Yekta: Tek, eşsiz, benzersiz, yalın, tek kat.
Rauf Yekta Bey (yazar)

Yener (t): Üstün gelen.
Yener Yılmazoğlu (Türk halk müziği sanatçısı)

Yıldırım: Gök gürültüsü ve şimşekle gelen elektrik akımı?
Yıldırım Tuğrul Türkeş (milletvekili)

Yılmaz: Korkusuz, yılmayan, sebatkar.
Yılmaz Karakoyunlu (yazar)

Yusuf (ib): Hüzün, ek, ilave.
Yusuf İmamoğlu (öğrenci lideri)

Yücel (t): Yükselmiş.
Yücel Çakmaklı (sinema yönetmeni)

Z

Zafer (a): Maksada ulaşma, barışma, düşmanı yenme.
Zafer Karatay (televizyon yönetmeni)

Zafir (a): Zafer kazanan, üstün gelen.
Şeyh Zafir Efendi (evliya)

Zamir (a): Yürek, iç, vicdan.
Zamir Kalın (gazeteci)

Zekai (a): Çabuk anlayışlı, keskin zekalı.
Zekai Ormancı (ressam)

Zeki: Temiz, akıllı.
Zeki Yavuztürk (Milli Savunma Eski Bakanı)

Zeyd (a): Artan, çoğalan.
Zeyd bin Harise (sahabe)

Zeynel: Süslü.
Zeynel Beksaç (şair-yazar)

Zeynelabidin (a): İbadet edenlerin süsü.
Zeynel Abidin Erdem (işadamı)

Zeyneddin (a):Dinin süsü.

Zeyyat (a): Zeytinci, zeytin.
Zeyyat Selimoğlu (romancı-yazar)

Ziyaeddin (a): Dinin nuru.
Ziyaettin Akbulut (vali)

Ziver (f): Süs, zinet ehli.
Mustafa Ziver Bey (vali)

Ziya (a): Işık, aydınlık, nur.
Ziya Belviranlı (yayıncı)

Ziyad (a): Fazlalık, çokluk, bolluk.
Ziyad Ebüzziya (gazeteci)

Zuhuri (a): Kendiliğinden ortaya çıkan.
Zuhuri Danışman (tarihçi-yazar)

Zübeyir (a): Akıllı.
Zübeyir (sahabe)

Zahid: Masivadan yüz çeviren.

Zakir: Allahı çok anan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder